

AB suç işliyor
MEHMET NEDİM ASLAN/LONDRA
İspanya'nın Barselona kentinde 1-3 Mart tarihleri arasında yapılan Russell Tribunal on Palestine (Filistin Mahkemesi) duruşmasının sonuç bildirisi açıklandı. Avrupa Birliği'nin İsrail'in Filistin'deki işgal ve şiddet politikasına nasıl katkıda bulunduğunu ortaya koyan mahkeme, Yahudi yerleşim birimleri ve kullanılan doğal kaynaklar, Doğu Kudüs'ün işgali, Gazze ablukası ve 'Dökme Kurşun' saldırısı, işgal topraklarında duvar inşası konularını da ele aldı. Barselona Belediye Başkanlığı'nın katkısıyla organize edilen mahkemee, kamuoyunu İsrail'in işlediği suçlara dikkat çekmek ve İsrail'le işbirliği yapan ülkeleri deşifre etme amacı taşıyor.
İSRAİL, SİSTEMATİK BİR ŞEKİLDE YAPIYOR
Görgü tanıklarının ifadeleri doğrultusunda yapılan duruşmada, İsrail'in sürekli biçimde uluslararası hukuka aykırı darandığını ve suç işlediğini bildiren kararda, İsrail'in Filistinlilere yönelik sistematik bir ayrımcılık yaptığını ve bunun 'apartheid' olarak tanımlanabilceeğini kaydeden mahkeme, Filistinli mültecilerin evlerine geri dönmelerine izin vermeyerek de BM ve diğer Uluslar arası sözleşmelere aykırı davranarak suç işlediğini açıkladı.
ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE AYKIRI
Kudüs'ü işgal ederek İsrai'in BM kararlarını çiğnediği belirtilen mahkeme kararında İsrail'in Batı Şeria'da duvar örerek Filistinlilerin günlük yaşamını zorlaştırdığı ve haklarını çiğnediği kaydedildi. İsrail'in 'terörist' olarak nitelendirdiği Filistinlileri öldürürken Sivil ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'ni çiğnediği belirtilen kararda, Gazze ablukasının devam etmesinin de Cenevre Sözleşmesi'ne aykırı olduğu belirtildi.
“İNSAN ONURUNA SAYGI” İLKESİ ÇİĞNENİYOR
Mahkeme kararında Avrupa Birliği ve üye ülkelerin Filistin'deki işgal ve şiddet politikasının direk sorumluları olmamasına rağmen, İsrail'in bu politikalarına sessiz kalarak ya da doğrudan ve dolaylı destekleyerek uluslararası sözleşmelere ve kendi iç hukukuna aykırı davrandığı belirtilerek, AB ülkelerinin imzaladığı Lizbon Anlaşması'na aykırı davranarak suç işlediği ifade edildi.
Avrupa Birliği'nin imzaldaığı sözleşmede “İnsan onuruna saygı, özgürlük, eşitlik, hukuk ve insan haklarına saygının” esas alındığı hatırlatılan kararda, AB'nin ortaya koyduğu bu kararlara uymadığı ifade edildi.
AB, ULUSLARARASI HUKUKU ÇİĞNEYEN İSRAİL'LE İŞ YAPAMAZ
Avrupa Birliği'nin Filistin halkı tarafından seçilmiş olan HAMAS Hükümeti'yle ilişkilerini dondururken, Uluslar arası hukuku çiğneyen İsrail ile iyi ilişkiler kurmasının kabul edilemez olduğu belirtilen kararda, İsrail7in 40 yıldır işgal altında tuttuğu topraklardan Avrupa'ya ihraç ettiği ürünler üzerinde kontrol olmadığı ve AB ülkelerinin bu ürünleri alarak suç işlediği kaydedildi. “AB ve AB ülkelerinin politikaları İsrail'in Uluslar arası hukuku çiğnemesine direk katkıda bulunmuyorsa bile, israil için bir güvence oluşturarak, İsrail'in bu suçları işlemesine onay veriyor” denilen kararda, AB ve AB üyesi ülkelere de İsrail'e karşı gerekli yaptırımlar uygulayarak diplomatik ilişkilerini gözden geçirmesi çağrısı yapıldı.
AB, İSRAİL'E YAPTIRIM UYGULAMALI
AB'nin uluslararası hukuku çiğneyen İsrail ile diplomatik ve ticari ilişkilerini gözden geçirmemesi ve uluslararası hukuktan kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmemesi halinde Avrupa Birliği vatandaşlarının hükümetleri üzerine yasal baskıda bulunacağı hatırlatıldı. Sonuç bildirisinde RTP'nin AB ile ilgili kararlarını yeniden düzenleyebileceği de kaydedildi.
RUSSELL TRIBUNAL ON PALESTINE NE ZAMAN KURULDU?
Russell Tribunal (Mahkemesi) ilk olarak 1967 yılında Vietnam Savaşı sırasında, Amerika'nın Vietnam'a müdahalesi ve dış politikasını araştırmak için İngiliz ve Fransız düşünürler Bertrand Russell ve Jean-Paul Sartre'nin öncülüğünde kuruldu. Herhangi bir yaptırım gücü olmayan mahkemenin amacı, Avrupa kamuoyunu bilgilendirerek hükümetler üzerinde baskı kurma amacı taşıyor. Bu amaçla Mart 2009'da kurulan Russell Tribunal on Palestine de, Avrupa Birliği ülkelerinin Filistin'de işgal ve şiddet uygulayan İsrail'le ile olan ilişkilerini deşifre etmeyi amaçlıyor. Avrupa ülkelerinin Uluslar arası sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesinden yola çıkan mahkeme, finansmanının büyük bir bölümünü Barselona Belediyesi'nin karşıladığı üç günlük ilk oturumda AB'nin İsrail'e nasıl suç ortaklığı yaptığını ortaya koydu.
MAHKEMENİN ÜYELERİ KİMLERDEN OLUŞUYOR?
Barselona'daki üç günlük oturuma Avrupalı birçok akademisyen, yazar, politikacı, sanatçı, insan hakları aktivisit ve NGO katıldı. Mahkeme üyeleri şu isimlerden oluştu:
-Mairead Corrigan Maguire, Nobel Barış Ödülü Sahibi 1976, Kuzey İrlanda
-Gisèle Halimi, hukukçu, Fransa'nın UNESCO'daki eski Büyükelçisi
-Ronald Kasrils, Güney Afrikalı yazar
-Michael Mansfield, Avukat, İngiltere Sosyalist Hukukçular Toplumu
-José Antonio Martin Pallin, İspanya Yüksek Mahkeme Yargıcı
-Cynthia McKinney, 2008 ABD Başkan adayı ve eski ABD Kongre üyesi
-Alberto San Juan, aktör, İspanya
MAHKEMEDE İFADE VEREN TANIKLAR
Mahkemede ayrıca Gazze ve Filistin7de bulunmuş birçok Avrupalı politikacı, gazeteci ve akademisyeni de görgü tanığı olarak dinledi. Uzman hukukçuların hazırladığı raporların okunmasından sonra tanıklar Filistin'deki İsrail'in politikalarını özetledi. Tanıklar arasında şu isimler yer aldı:
-Veronique DeKeyser, Belçika, Avrupa Parlamentosu üyesi
-Ewa Jasiewicz, İngiltere, Gazeteci
-Ghada Karmi, Filistin, Yazar ve Fizikçi
-Meir Margalit, İsrail,
-Raul Romeva, İspanya, Avrupa Parlamentosu üyesi
-Care Short, İngiltere, milletvekili
-Desmond Travers, İrlanda, Goldstone Raporu heyeti üyesi
-Francis Wurtz, Fransa, Avrupa Parlamentosu eski üyesi
HABERVAKTİM.COM
|
Ankara
-5 / 3
|
Antalya
5 / 11
|
Bursa
-2 / 4
|
İstanbul
1 / 4
|
İzmir
3 / 9
|


























