

Ali Bulaç: Haberim olsa programa katılmazdım
Perşembe günü düzenlenen programa sosyoloji ve ilahiyat öğrencisi iki genç kız, başörtülü olduğu gerekçesiyle alınmadı. 300 yıllık medresede yaşanan kriz, programa konuşmacı olarak katılan Zaman Gazetesi yazarı Ali Bulaç'ın dünkü köşesinde kaleme aldığı 'İstanbul Sosyoloji'de rezalet' başlıklı yazısıyla ortaya çıktı. Seminere alınmayan Bilgi Üniversitesi sosyoloji öğrencisi Havva Yıldırım, İstanbul Üniversitesi'nde uygulanan başörtüsü yasağından haberdar olduğunu ancak program medresede gerçekleşeceği için gittiklerini söyledi. Organizatörlerden e-mail yoluyla davet geldiğini belirten Yıldırım, "Oranın üniversiteye bağlı enstitü olduğunu güvenlik görevlilerinin 'başörtüsüyle giremezsiniz' ikazlarıyla öğrendik." dedi. Programa katılamayan öğrencilerden Marmara Üniversitesi ilahiyat öğrencisi Havvanur Tekin de güvenlik görevlilerinin, "Siz başörtünüzle oturmaya devam ederseniz işimizden oluruz." sözleriyle karşılaştıklarını ifade etti. Programın konuşmacılarından Oya Baydar'ın durumu fark etmesiyle bir odaya alındıklarını aktaran öğrenciler, Baydar'ın bu durum karşısında üzüldüğünü, kendilerine destek olduğunu söyledi.
Programı organize eden İstanbul Sosyoloji Topluluğu'ndan Bahattin Cizreli, mailde enstitü değil de medrese yazmasının bu duruma neden olduğunu ifade ederek, kız öğrencilere moral vermeye çalıştı. Arkadaşlarının duruma üzüldüğünü aktaran Cizreli, "Böyle bir olayın yaşanmasını biz de istemezdik ama enstitünün mevzuatı böyle olduğu için elimizden bir şey gelmedi." şeklinde konuştu. İstanbul Üniversitesi rektörü Yunus Söylet ise konuyla ilgili açıklama yapmaktan kaçındı.
HABERİM OLSA programa katılmazdım
Programın konuklarından Zaman Gazetesi yazarı Ali Bulaç, olayla ilgili tepkisini dünkü yazısında dile getirdi. "Olaya vâkıf olsaydım programa katılmazdım." diyen Bulaç, 'İstanbul Sosyoloji'de rezalet' başlıklı yazısında şunları söyledi: "Mezun olduğum fakülte de olsa bu zihniyetin sürdüğü bir yerde benim işim olamazdı. Sosyoloji! Sorgulayan, eleştiren, toplumsal olayları, değişimi anlamaya ve geleceğe işaret eden bir bilimin okutulduğu bir mekânda yasağa bu sadakat çok öğretici." Bu arada İstanbul Üniversitesi Avrupa Enstitüsü Müdürü Hayati Tüfekçioğlu ise ne personelin ne de kendisinin şahsi, keyfi bir uygulaması olduğunu belirtti. "Başörtüsü bu ülkenin yıllardır kanayan yarasıdır." diyen Tüfekçioğlu, kızları rencide edecek bir muamelede bulunmadıklarını, çay ikram ettiklerini, gayet nazik davrandıklarını da söyledi.
ZAMAN
|
Ankara
10 / 27
|
Antalya
12 / 19
|
Bursa
11 / 21
|
İstanbul
15 / 20
|
İzmir
12 / 22
|


























