

Barışa darbe üstüne darbe!
İslami Direniş Hareketi "Hamas"ın askeri kanadı Şehit İzzeddin El-Kassam Tugayları'nın, Ramallah'taki Abbas yönetimiyle İsrail arasında doğrudan müzakerelerin başlamasının hemen öncesinde işgal altındaki El-Halil ve Ramallah kentlerinde gerçekleştirdiği eylemler büyük yankı uyandırdı.
Yahudi yerleşimcilerin yaralandığı ve öldüğü bu eylemler, bir internet sitesi tarafından sivilleri hedef aldığı gerekçesiyle "Hamas'tan barışa darbe üstüne darbe" başlığıyla duyuruldu.
Okuyucudan gelen yoğun eleştirilere rağmen sözkonusu site geri adım atmayarak ilkeli olma adına habere atılan başlığı savundu.
Hükümet ve AK Parti yanlısı internet sitesinin bu tavrı, ilkelilikten öte ucuz bir ilkelilik şovuydu.
Çünkü ilkeli olmak öncelikle bilmeyi ve sonra hüküm vermeyi gerektirir.
"Hamas'tan barışa darbe üstüne darbe" başlığı ise Filistin gerçekleriyle hiçbir şekilde bağdaşmıyor ve koyu bir cehalete işaret ediyor.
Filistin sorunu, ajanslardan düşen haberlerle anlaşılamayacak kadar derin...
Özel ilgi ve uzun soluklu takip ister.
Değilse savaş-barış, asker-sivil, direniş-terör-işgal hepsi birbirine karıştırılabilir.
Yukarıdaki başlığı atan editör ve ona destek veren site yönetimi de muhtemelen Filistin hakkında yeterli bilgiye sahip değiller.
Bilerek İsrail ağzıyla konuştuklarını ve işgali savunduklarını sanmıyorum.
İşgal altındaki topraklarda kim sivil kim değil konusunu bir yana bırakıp şu ilkelilik meselesine geri dönelim isterseniz...
İsrail ordusu, Cuma günü işgal altındaki Batı Yaka'nın Tulkerem kentindeki Nuru Şems Mülteci Kampı'na baskın düzenledi.
Baskın yapılan evlerden biri de Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin El-Kassam Tugayları komutanlarından İyad Şelbaye'ye aitti.
İsrail askerleri Şelbane'yi gözaltına almak yerine yakın mesafeden ateş ederek oracıkta öldürdü.
Yani "yargısız infaz" yaptılar.
İsrail ordusu, 15 Eylül Çarşamba günü Mısır sınırındaki Rafah bölgesini bombaladı; bir Filistinli hayatını kaybetti, iki Filistinli yaralandı.
İsrail polisi, 14 Eylül Salı günü Tel Aviv'de Hazım Dabat'ı gözaltına aldıktan sonra öldürdü.
Filistinli gencin arkadaşları, Dabat'ın elleri kelepçeli olduğu halde vurulduğunu söylerken İsrail mahkemesi, Filistinli gencin yanlışlıkla öldürüldüğüne hükmederek İsrailli polisi serbest bıraktı.
İsrail ordusu, Ramazan bayramı boyunca Gazze'nin sınır bölgelerini bombalayarak Filistinli çiftçilerin arazilerine gitmelerini engelledi.
Hepsinden öte, 13 Eylül'de Beyt Hanun'u tanklarla ve toplarla bombalayan İsrail ordusu, üç Filistinli sivili şehit etti.
Şehitlerden Abdullah Ebu Esad tam 91 yaşındaydı.
İlkelilikten bahseden bir haber sitesi, Washington'da başlatılan doğrudan müzakerelerin Şarm Eş-Şeyh'teki ikinci turundan iki gün önce gerçekleşen bu saldırı üzerine "İsrail'den barışa darbe üstüne darbe" türü bir başlık atması gerekirdi.
Fakat ne tam böyle ne de buna yakın bir başlık görebildik.
Demek ki, İsrail saldırınca ve sivilleri katledince "barışa darbe" olmuyormuş!..
"Bu nasıl ilkelilik?" demeyin...
Yoğun gündem arasında Filistin'i ancak ajanslardan önüne düşen haberlerle takip edebilenlerin ilkeliliği ancak bu kadar olur.
Koskoca dışpolitika yazarları yüz kızartıcı hatalar yaparken bu kadar kusuru editörlere de çok görmeyin.
"Hamas'tan barışa darbe üstüne darbe" başlığının atıldığı gün yine hükümete yakın bir gazetenin dışpolitika yazarının Batı Yaka'da dört İsraillinin ölürülmesinin altında derin komplolar arayan yazısı yayınlandı.
"Hamas'ın böyle bir saldırıdan hiçbir kazancı yok, olmayacak da. Barış inisiyatifini sabote etmenin yolu da bu değil" diyordu.
Oysa küçüğünden büyüğüne Hamas liderleri tam tersini söylüyordu.
Eylemi değerlendiren onlarca analiz okudum, hepsi de Batı Yaka'daki eylemlerin başarısından ve olumlu sonuçlarından bahsediyordu.
Örneğin, Filistinli yazar Dr. İbrahim El-Hammâmi'nin eylemin hemen ardından kaleme aldığı "El-Halil eyleminin işaret ettikleri" başlıklı yazısına bakabilirsiniz.
Şimdi siz olsanız kimin bilgisine ve görüşüne daha çok itimat edersiniz?
Kuzey Irak'tan Peşmergeleri Husilerle savaşmak için Yemen'e gönderme skandalına imza atmış bir yazarın değerlendirmesine mi?
Yoksa Filistin davasını ve bölgenin gerçeklerini iyi bilen, ne olup bittiğini yakından takip eden yazarların analizlerine mi?
İslamcı dış politika yazarının bilgisi bu düzeyde olunca haber sitesi editörlerine de çok fazla kızmamak gerek...
HaBertaraf - 02 Temmuz 2010
|
Ankara
12 / 26
|
Antalya
15 / 25
|
Bursa
14 / 30
|
İstanbul
15 / 25
|
İzmir
13 / 28
|


























