

Davos'tan Şam'a Erdoğan
Katarlı yazar Salih El Şeyhi Erdoğan'ın Davos'taki tavrı ile Suriye olayları karşısındaki tavrını karşılaştırdı.
Gazze'de akan kan ile Suriye'de akan kanın aynı olduğunu söyleyen yazar, Erdoğan'ın Tunus ve Mısır devrimlerindeki tavrını Suriye'de gösteremediğine dikkat çekti.
İşte Arap yazarın Erdoğan'a bakışını yansıtan o yazı...
Davos'tan Şam'a Erdoğan
Erdoğan'ın şahsiyeti Arapları cezbetti. Çünkü kendi çabalarıyla yetişmişti ve fakir bir aileden geliyordu.
Hayat hikayesi onun okul sonrası simit sattığını söylüyor: "İlkokul döneminde babama yardım edebilmek ve okul masraflarımın bir kısmını çıkarabilmek için karpuz ve simit satmaktan başka çarem yoktu. Çünkü babam fakirdi."
Erdoğan, ya da öğretmeninin deyimiyle Şeyh Recep, gençliğinden beri ciddi ve kararlı bir insandı. On yıl önce Refah Partisi kapatıldıktan sonra yol arkadaşı Gül ile birlikte Adalet ve Kalkınma Patisi'nin kuruluşunda doğrudan rol oynadı.
Erdoğan'ın Davos'taki görüntüsünü ve İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez'e işaret ederek "Siz insanları öldürüyorsunuz" demesini hâlâ hatırlarım.
O ünlü sahende Erdoğan İsraillilerin sahilde öldürdüğü çocuklardan bahsetti. Şaron'un ve Ehud Olmert'in sözlerini, tanklarla Filistinlilere saldırırlarken kendileriyle nasıl gurur duyduklarını dünyaya hatırlattı.
Erdoğan'ın "Davos'a bir daha gelmeyeceğim" diyerek büyük bir cesaretle sahneyi terkettiği anlar oldukça güzel anlardı; en azından biz çaresiz Araplar için...
Fakat bugün "Davos zaferi"ndeki Erdoğan ile Şam'daki Erdoğan arasında büyük fark var.
Gazze'de akıtılan kanlarla Suriye'de akıtılan kanlar arasında fark yok. Fakat Erdoğan'ın oradaki tavrıyla buradaki tavrı arasında çok fark var.
Erdoğan'ın bugün oldukça zor seçeneklerle karşı karşıya olduğunun farkındayım. Suriye'deki olaylar ve geniş halk protestoları dış politikasını ne yapacağını bilmez bir hale düşürdü ve çok zor bir duruma soktu. O da sonuçta yüzlerce insanı öldüren ve binlercesini tutuklayan kanlı bir dejimi destekler görüntüsü vermek istemiyor.
Erdoğan yol ayrımında...
"Beşşar Esad"ı terketmesi için yapılan çeşitli baskılara boyun mu eğecek yoksa stratejik ilişkileri koruyacak mı? Özellikle iki ülke arasında eskilere dayanan stratejik bir ilişki var. Birçok ortak tehditle karşı karşıylalar. En önemlisi de aralarında 900 kilometreyi bulan bir sınır var.
Şahsen ben, Erdoğan'ı kuşatan zor durumun ne kadar büyük olduğunu hissediyorum.. Tunus devrimini destekledi.. Mısır Cumhurbaşkanı'na söylediği sözleri hepimiz hatırlıyoruz. Daha dün tavrını değiştirip Kaddafi'yi görevi bırakmaya çağırdı. Fakat bugün aynı şeyi stratejik komşusuna yapmıyor!
Zor seçenekler ve önümüzdeki Türkiye seçimleri de bu zorluğu daha da artırdı. Erdoğan'ın hasımları kesinlikle onun tam ortasında durduğu çelişkileri kullanacaklar.
Erdoğan güneyden gelecek ateş dalgasını durdurmak için imkansızı yapmaya çalışıyor. Esad'a heyetler gönderdi.. Birçok kez onu telefonlar aradı.. Fakat hiçbir şey değişmedi.. Suriye rejiminin gerçek bir demokrasi sürecine geçmeyi ciddi olarak istememesi sorunu büyüttü.
"Ankara" nihayetinde kesinlikle güvenliğini ve çıkarlarını korumak zorunda kalacak!
Medyarazzi
|
Ankara
12 / 27
|
Antalya
15 / 23
|
Bursa
12 / 25
|
İstanbul
15 / 27
|
İzmir
13 / 27
|


























