Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
06 Ekim 2010 Çarşamba 18:05

Davutoğlu’nun çabaları sonuç verecek mi?

Davutoğlu’nun da, Hamas ve Fetih’in arasını bulmaya çalışan başkalarının da çabalarının başarıya ulaşma şansı neredeyse sıfır.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdülaziz ile görüştüğü gün Riyad’ın bir başka konuğu daha vardı.

Hamas Hareketi Siyasi Birimi Başkanı Halit Meşal...

Her iki ziyaretle ilgili haberler medyaya ayrı ayrı yansıdı.

Davutoğlu’nun mevkidaşı Suud El-Faysal ve Kral Abdullah ile görüşmelerinde ele alınan bölgesel konulardan biri de Filistin’deki gelişmeler idi.

Halit Meşal başkanlığındaki Hamas heyeti de daha önce ilan edilmeyen ‘sürpriz’ ziyarette Suud El-Faysal ile aynı konuyu konuştu.

Aynı gün, aynı yerde bulunan ve Suudi Arabistanlı yetkililerle aynı konuyu görüşen Davutoğlu ve Meşal Riyad’da bir araya gelip görüştüler mi?

Yoksa her ikisinin de aynı anda Riyad’da olması sadece bir tesadüf müydü?

Bu sorunun cevabını henüz bilmiyoruz.

Fakat bildiğimiz bir gerçek var; o da Davutoğlu’nun Filistin’deki iç bölünmeyi sona erdirmek için istekli olduğu ve samimi çaba harcadığı...

Halit Meşal, Riyad’da “Uzlaşmaya varma konusunda büyük aşama kaydettik. Şimdi son aşamadayız” demiş…

Ben şahsen Meşal kadar ümitli değilim.

Çünkü zaten sorun hep o son aşamada düğümleniyor ve her seferinde başa dönülüyor.

Sorunun özü orada ve o çözülmeden sağlanacak uzlaşı uzun ömürlü olmaz.

Mekke Anlaşması’nda olduğu gibi...

Peki; nedir, o bir türlü çözülemeyen ve son aşamada uzlaşıyı tıkayan sorun?

Mahmud Abbas’ın ve destekçilerinin Hamas’tan İsrail’i tanımasını, yani işgali meşru görmesini istemesi...

Bunu doğrudan bu şekilde söylemiyorlar da, “FKÖ’nün bugüne kadar imzaladığı anlaşmaları kabul etmek” gibi aynı anlama gelecek ifadelerle dile getiriyorlar.

Hamas’ın uzlaşıyı sağlama pahasına da olsa işgali meşru gösterecek bir anlaşmayı imzalaması mümkün değil...

Bu Hamas’ın sonu olur.

Bu ve benzeri şartlar içermeyen bir uzlaşı anlaşmasına da Fetih’in mevcut yöneticileri yanaşmıyor.

Nitekim, Meşal’in Riyad ziyaretini ve uzlaşıyla ilgili sözlerini El-Cezire’ye değerlendiren Fetih Parlamento Grubu Başkanı Azzam El-Ahmed, uzlaşı için yeni diyalog görüşmelerinin yapılmayacağını kesin bir dille ifade etti.

“Mısır’ın hazırladığı uzlaşı tasarısını biz imzaladık, sıra Hamas’ta” dedi ve kapıyı kapattı.

Normal şartlarda imzalanacak bir uzlaşı anlaşması ve ardından yapılacak seçimler Mahmud Abbas ve ekibinin aleyhine olacaktır.

Onlar da bunun farkında...

Abbas’ın Golstone Raporu’nu geri çekerek İsrail’i aklamaya çalışması henüz unutulmadı.

Fetih içerisinde bile, İsrail’le güvenlik koordinasyonu yapan Filistin Özerk Yönetimi’ne büyük öfke var.

Daha geçenlerde Nablus’ta Fetih üyesi üç Filistinli İsrail askerleri tarafından güpegündüz ailelerinin gözü önünde infaz edildi.

Batı Yaka’da İsrail’in güvenliği için direnişçilere soluk aldırmayan Abbas’a bağlı güvenlik birimleri ise kılını kıpırdatmadı.

Abbas ve ekibini Gazze ve Batı Yaka arasındaki bölünme de çok fazla ilgilendirmiyor.

Batı Yaka’da işgalin gölgesinde kurdukları saltanattan memnunlar.

Ulusal uzlaşı ve Filistin halkının birlik ve bütünlüğü diye bir dertleri yok.

Bu şartlarda Davutoğlu’nun da, Hamas ve Fetih’in arasını bulmaya çalışan başkalarının da çabalarının başarıya ulaşma şansı neredeyse sıfır.

Aslında Arap ve İslam ülkelerine; özellikle de halkın özgür iradesine saygı duyan Türk Hükümeti’ne düşen bir görev var.

Filistin’in meşru hükümetini muhatap almak...

Filistin Parlamentosu’ndan onay almış İsmail Heniyye başkanlığındaki hükümeti...

Filistin Anayasası’na göre hükümetin göreve başlayabilmesi için parlamentodan güvenoyu alması gerekir.

Ramallah’taki Selam Feyyad Hükümeti, Filistin Parlamentosu’ndan onay almadığı için gayrımeşru...

Abbas’ın başkanlığı da gayrımeşru ve anayasaya aykırı...

Ocak 2009’da başkanlık süresi sona erdi.

Yani tam bir yıldır başkanlık koltuğunu haksız yere işgal ediyor.

Filistin Anayasası’na göre o tarihten itibaren seçimlere kadar başkanlığı Parlamento Başkanı Aziz Duveyk’in yürütmesi gerekir.

Oysa Duveyk, değil Abbas’tan başkanlığı devralmak, Abbas’a bağlı güvenlik güçleri tarafından Ramallah’taki Filistin Parlamentosu’na dahi sokulmuyor.

Bir yanda meşruiyetini Filistin halkının özgür iradesinden alan yönetim...

Diğer yanda Amerika ve Batı meşru gördüğü için meşru kabul edilen ve aslında gayrı meşru olan yönetim...

Bizimkiler de –ne yazık ki- iç ve dış dinamiklerden çekindikleri için meşru olanı gayrımeşru ve gayrımeşru olanı meşru görüyor.

HaBertaraf –5 Ocak 2010

Haberi Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
FOTO GALERİ
ANKET
Arap dünyasında yaşanan protesto gösterileri köklü değişimlere yol açabilecek mi?
HAVA DURUMU
Ankara
12 / 27
Antalya
15 / 23
Bursa
12 / 25
İstanbul
15 / 27
İzmir
13 / 27