

Dink cinayeti ve Hürriyet'in manşetleri
Programda her hafta Türkiye’de ve dünyada yaşanan olaylar, neden-sonuç ilişkileri ve yerel -küresel perspektifleri ile değerlendirilecek. Olayların devinimi, değişimin hızı, iç ve dış odakların olaylara etkisi, tepkisi ve yakın gelecek öngörüleri ile çok farklı açılımlar Aslında Ne Oldu’da yer alıyor.
Program daha fazla bilgi ve irdeleme ihtiyacı duyanların sorularına cevap veriyor. Türkiye’nin en çok okunan haber sitelerinden Haber7.com’un Genel Yayın Yönetmeni Ünal Tanık ve kısa bir süre önce adını ve kurumsal imajını yenileyen Ülke TV’nin Genel Yayın Müdürü Hasan Öztürk, ile Yeni Şafak yazarı İbrahim Kahveci olayların medya ve kamuoyunda çok konuşulmayan ayrıntılarına parmak basıyor ve üzerinde hiç düşünülmeyen yönlerini göstermeye çalışıyor.
Yüksek tempolu bir gündem de, nefes kesen açıklamaların havada uçuştuğu bir dönemde Aslında Ne Oldu, Ünal Tanık ve Hasan Öztürk ile izleyenlere alternatif bakış açıları kazandırmayı hedefliyor.
Hasan Öztürk, Dink cinayetinin yıldönümü dolayısı ile düzenlenen törenlerde Dink'in oğlunun yaptığı konuşmaya dikkat çekerek, Kafes eylem planı ve gayrimüslimleri yıldırmaya yönelik sözlerinin altını çizdi. Öztürk, Dink cinayetinin ve Abdi İpekçi gibi benzeri cinayetlerin hazırlıklarının tamamen birbirine benzediğini, cinayet öncesi birçok kanalda bunun bilinmesine karşın eylemin gerçekleştirildiğinin altını çizdi. Öztürk, Agos gazetesinde Sabiha Gökçen'le ilgili bir haber yayınlandıktan sonra Genelkurmay'ın uyarıları ve Valiliğin Dink'i davet ettiği sonrasında ip söküğü gibi olayın sürdüğünü herkesin cinayetin olacağını söylediğini buna rağmen hiçbir tedbir alınmadan cinayetin gerçekleştiğini söylüyor. Hasan Öztürk, son dönemdeki gelişmelere de dikkat çekerken Can Dündar'ın Şemdin Sakık ile son ropörtajında ifade ettiklerini ve darbe girişimlerinin altını çizdi. Öztürk, Eşref Bitlis'in ölümü, Turgut Özal'ın Ölümü Uğur Mumcu'nun ölümünün 3 ay gibi kısa bir sürede gerçekleştiğinin altını çizdi. Hasan Öztürk Tuğgeneral Bahtiyar Aydın, Cem Ersever'in de bir Eşref bitlis ile bir takım olduğunu ve tüm takımın bir şekilde devre dışı bırakıldığını söyledi. Öztürk, bu olayların yaşanmasından sonra da Türkiye'de tamamen yönetim takımının değiştiğinin altını çizdi.
Öztürk, Hırant Dink'in cinayeti, Uğur Mumcu, Rahip Santora cinayeti, Malatya'da yayın evi cinayeti ve ardından Danıştay Saldırısı yaşandı. Öztürk, O gün, bir ünlü gazetecinin eşi Yargı mensubunun cinayetin başörtüsü yüzünden öldürüldüğünü açıkladı. Tüm bu ortamda Türkiye çok acayip bir ortama girdi. Türkiye 93 yılında yaşanan kanlı senaryonun benzerini Hırant Dink cinayetinin yaşandığı dönemde de yaşatılmak istendiğini ancak bunu gerçekleştiremediklerini söyledi. Dink cinayetinin arka planınında kimler olduğunu bilenler burda geri durdu
KOÇ GRUBU'NUN SEÇİLMESİNİN NEDENİ
İbrahim Kahveci, ekonomiyi bu işin dışında tutarak olayları açılanamacağını, 93 yılında önemli bir cinayet daha olmuştu. İbrahim Kahveci, Özdemir Sabancı ile birlikte Adnan Kahveci de hayatını kaybetmişti. 5 Şubat 1993 yılı. Türkiye için en karanlık dönem Ocak ve Mart 1993 yılıdır. Türkiye o dönemde yüzde yüzellilik bir büyüme yaşıyor. Özallı dönemlerde tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye müthiş bir büyüme gösterirken Özal sonrasında Türkiye bir anda yerinde saymaya başlıyor. 1990'lı yılların başlarında madencilerin bir eylemi vardı. Çankaya'nın şişmanı sloganları atılıyordu. Bugün vatanı kurtardığını söyleyen insanlar malesef vatanı batırmak için çaba gösteriyorlar. Koç müzesinde patlayıcıların bulunması, çocukları dahi öldürmeyi göze alan bir zihniyet hala yaşıyor. Türkiye geçmişte erken emeklilikle Türkiye'ye en büyük darbeyi vurdu. İkinci büyük darbe de meslek liselerinin kapatılmasıyla yaşandı. Koç grubu neden hedefti. Çünkü Koç grubunun bir reklamı vardı. "Meslek Lisesi memleket meselesi" diye. bu slogan birilerini rahatsız etti. Koç grubu CEO'su Bülent Bulgurlu Türkiye'nin ekonomik krizden çok büyük güçlü olarak çıkacağının altını çizdiği günün sonrasında Mustafa Koç'un kaza geçirmesi de hayli ilginçtir. Ben bir bağ kurmak istemiyorum. Bağ kurmakta zorlanıyorum. Ama Koç müzesi niye seçildi. Bunu anlamakta zorlanıyorum.
Ünal Tanık, Türkiye'nin Leh Valesa diye adlandırılan kişi ile ilgili yazdığım yazı yüzünden mahkemelik olmuştum. O kişinin gerçek kimliğini ortaya koymaya çalışam yüzünden mahkemelik oldum.
Hasan Öztürk, bizim geriye çekilip neden böyle oldu diye düşünmemize dahi müsade etmiyorlar. Gündemi öylesine hızlı oluşturuyorlar ki insanlar düne dahi bakamıyorlar. Koç devlet eli ile büyütülmüş bir kalkınma modelidir. Devlet eli ile büyütülmüş kollanmış bir semboldür. Böyle bir sembolün müzesinde eylem yapmak rast gele seçim değildir. Birşey yaparken sembolleri de yok ediyorlar. Bir zamanlar hizbullahçıları hedef gösterirken işte namaz kılıyorlar ama böyle işkence yapıyorlar gibi bir görüntü vermek istediler. Koç müzesinde böyle bir patlamının yaşanması halinde çok farklı tartışmalar ortaya çıkıcatı ve hedef devlet olacaktı.
İbrahim Kahveci, Türkiye'nin en önemli sorununa Türkiye'nin en büyük sermaye grubu sahip çıktı. Türkiye'nin temel sorununa sahip çıkarak bizim hedefimize karşı çıkıyorsunuz gibi bir tepki hareketidir. Türkiye'nin en büyük grubunun başındaki insanın ülke ekonomisi ile ilgili değerlendirmeleri sonrasında birşeyler yaşanıyorsa olayları çok daha derinden bakmak gerekiyor.
ÖZGÜRLÜK VERİLDİ AMA SORUMLULUK VERİLMEDİ
İbrahim Kahveci, bugün ve geçmişte eylem olarak ortaya çıkan kişilerin görüntüdeki kişiler olmadığını, asıl işi arka planda birilerinin yaptığını söyledi. Kahveci 1994 süper bonolar çıktı. 3 ayda yüzde 50 faizli devletten para aldılar. Özel ve kamu bankaları soyuldu. Merkez bankası soyuldu kim hesap verdi. Devlet açısından kimse hesap vermedi. Türkiye'de organlara bağımsızlık verip sorumluluk verilmez ise bunun önüne geçilemez. Merkez Bankası, BDDK, TMSF, SPK Rekabet Kurumu, gibi ekonomik kurumların dışında başka kurumlar da aynı durumda. Bir kuruma özgürlük verirken sorumluluk vermeyi unuttu. Bunlara hesap sorulamaz hale geldi.
Kahveci, bugün Bankalar Birliği içinde çok sert tartışmalar yaşanıyor. Yabancılar vatandaşa verilen hizmetlerden ücret alınmayacaksa biz neden geldik diye baskı yapıyor. Bugün halk hiç alışkın olmadığı şekilde banka hizmetlerine para ödüyor. Türkiye'de bankaların yarıdan fazlasının yabancıda olması Türkiye ekonomisinin manüple edilmesinde önemli rol oynuyor. Bugün Türk bankacılık sistemi yabancı bankaların elinde. GDO konusunda Türkiye'de hangi ürünlerde GDO kullanıldığı bilinmiyordu. Hükümet bu konuyu Meclis'e getirdi birileri kıyamet kopardı. Türkiye hala kamu reformunu gerçekleştirebilmiş değil. Dış politikada elde edilen başarı kendine özgü politikasından kaynaklanırken ekonomide bu gözükmüyor bunun nedeni de politikaların Türkiye'nin insiyatifi dışında olmasından kaynaklanıyor.
İbrahim Kahveci, G20'de alınan bir kararla gelişmiş ülkelerde tüketimin bitme noktasına geldiğini, bunun üzerine gelişmekte olan ülkelerde üretimin bir noktada durdurularak tüketimin artırılmasına yönelineceğini, gelişmekte olan üllkelerin üretmekten ziyade tüketime yönelmesine yönelik yapılanmaya gidilmesine karar verildiğini söyledi. Türkiye 2006 ile 2008 yılları arasında zenginleşmekten ziyade fakirleşmeye doğru gitmiştir. İhracat rekoru kırmasına karşın Türkiye emek yoğun üretim yerine yabancıların mamüllerinin dışarıya satılması yoğunluk kazanmıştır.
Hasan Öztürk, Star gazetesinin manşetten verdiği bir haberi gündeme getirdi. Öztürk, 1989'lu yıllarda attığı manşetlerle bugün attığı manşetlerin bire bir parelellik gösterdiğinin altını çiziyor. Öztürk, Hürriyet'in geçmişte yaptığı manüplasyonun bugün de bire bir uygulamaya koyduğunun en büyük örneği olduğunu ortaya koydu.
HÜRRİYET GAZETESİ'NİN GEÇMİŞTE VE BUGÜN ATTIĞI MANŞETLER
Ünal Tanık, tüm darbe dönemlerinde aynı şeyler yaşandığını aynı oyunun oynandığını, ancak bugün aynısını yapamadıklarını söyledi. Bugün vatandaş artık bunlara inanmıyor. Kendi yayınladıkları haberleri delil olarak insanlara sundular. Ertuğrul Özkök, yıllarca bu gazeteciliği yaptı. Özkök, şimdi gitti, şimdi de türbanlı yazarları gündeme getiriyor. Farketmemesi mümkün mü, başörtülü doktorlardan meclisteki eşi başörtülü milletvekillerinin listesini yayınladı. bu haberi yapan muhabirleri de ödüllendirdi. Bunu yazan Ertuğrul Özkök, 411 El Kaosa El Kaldırdı manşetini attı. Bugün Özkök'ün söylemek istediklerini bir başka gazeteciler gündeme getiriyor. Bunu dillendirenlerin başında da Nuray Mert geliyor. Geçmişte asker hazırılığını yapmış, harekete geçmiş sonra da darbesini yapmış. Hazırlanan mekanizma sonrasında iktidarı değiştiriyor. Bugün parlamentoya Cumhurbaşkanı seçtirmeyen bir sistem var. Türkiye bugün bir ilki yaşıyor. Sovyetlerden sonra demokrasiden kominizme geçen çok ülke vardı. Sovyetlerden sonra kominizmden demokrasiye geçiş yaşanırken bunun örneği yoktu. Bugün Türkiye'de bunun örneği verilmeye çalışılıyor. Türkiye'de demokrasinin oturtulmasına yönelik bir çaba var. Ertuğrul Özkök, iktidarda yönetimde iken yapamadığını bugün başka şekilde gerçekleştirmeye çalışıyor. Özkök karşı kesim içine bir bomba bırakmaya çalışıyor. Bu amaçla hareket ediyor.
İbrahim Kahveci, halk Özal'ı 80 yılından itibaren anladı. Ama birileri bugün hala Özal'ı anlamadık diyorsa ben onun ne dediğine bakma ihtiyacı duymam. Bugün işçilerin yaşadığı sorunlar. Halk bunu değerlendirecek ve kararını verecektir. Kahvci Türkiye'de iktidar diktatörlüğü konuşulurken 20 yıldır hiç değişmeyen muhaleefet var Türkiye'de iktidar değil muhalefet diktatörlüğü var.
Haber7.com
|
Ankara
12 / 27
|
Antalya
15 / 23
|
Bursa
12 / 25
|
İstanbul
15 / 27
|
İzmir
13 / 27
|


























