Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
23 Mayıs 2011 Pazartesi 16:47

İki tanık iki olay

Suriye'nin; Şam, Humus, İdlip, Hama, Lazkiye, Daria, Barze, Derizzor şehirlerinde din, mezhep ve ırk ayrımı olmaksızın meydanlara inen halk, güvenlik güçleri tarafından silahlı müdahaleye uğradı.

Deraa, Tel Kelak ve Banyas şehirleri 2 ay kuşatma altında tutuldu. Bazı günler sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Gözaltına alınanların akıbeti ise bilinmiyor.  Muhammed Hüseyin ve Muhammed Abbara yaşadıklarını anlattı.

Kendisini bulamayınca abisini tutukladılar
24 yaşındaki Muhammed Hüseyin Suriye'nin İdlip kentinin Binniş Kasabası'nda yaşıyordu. Ta ki 10 gün öncesine kadar... Suriye'deki eylemlerde rejime muhalif gösterilere katılan Muhammed, 'insanları ve gençleri özgürlük için sokağa dökmek' suçlamasıyla güvenlik güçleri tarafından hakkında arama başlatıldı. Yakalanmamak için saklandı. Ama çember daralınca çareyi Türkiye'ye kaçmakta buldu. O'nu bulamayan güvenlik güçleri abisini tutukladı. Muhammed Hüseyin başından geçenleri şöyle anlattı: "Eylemleri organize eden gençlerden biriyim. Birkaç gösteri ve eyleme katıldıktan sonra insanları ve gençleri özgürlük için sokağa dökmek suçlamasıyla rejim zebanileri peşime düştü. Başta saklandım sonra kuşatma daralmaya başlayınca Türkiye'ye kaçmak zorunda kaldım. Rejimin basın organları, dış güçlerin ajanları, bazen terörist, bazen El Kaide ajanı bazen de Vehhabi ajanları damgasıyla vurduğu özgürlük sevdalısı gençlerden birisiyim. Asla hiçbir şiddet kullanmadık. Çok uygar ve medeni şekilde sokaklarda yürüdük. Bunun sonucunda devlet, İsrail'e karşı kullanmadığı silahları ve donatımları bizim üzerimize karşı kullanarak kontrol altına almaya çalıştı. Gösteriye katılanların evlerini basıp aramakla yetinemeyerek akrabaları yakınları ve dostlarının evleri gece yarıları kapıları kırılarak insanlara korku yaşatmaya çalışıldı. Yakalanan insanların bir kısmı yer sıkıntısı olduğundan dolayı rejimin zindanlarında yapılan işkencelerle tanınmayacak hale getirilerek serbest bırakıldı. Bunların içinde çok yakın arkadaşlarım vardı. Benimle gösteriye katılan halamın oğlunu yakalayamadıkları için babasını ve 10 yaşındaki küçük kardeşini tutuklayıp cezaevine götürdüler. Ben kaçınca beni yakalayamadıkları için üniversitede okuyan ve olaylara hiç karışmayan ağabeyimi üniversitede ders görürken yakalayıp tutukladılar. Hala abimden hiçbir haber alamıyoruz" diye konuştu.

Tanık olduğu çatışmayı anlattı
1,5 yıldır Türkiye'de bir üniversitede öğrenim gören Suriyeli 21 yaşındaki Muhammed Abbara 3 hafta önce gittiği Suriye'de Humus kentinde tanık olduğu olayı anlattı.

Yaşanan olayda ilkokul arkadaşının da boynundan aldığı mermi yarası ile hayatını kaybettiğini söyleyen Abbara, başından geçenleri şöyle anlattı: "1,5 yıldır  Türkiye'de yaşıyorum. 3 hafta önce Suriye'ye gittim. Suriye yaşana olayları televizyonda izlemiştim. Ama oraya gittikten sonra durumun daha vahim olduğunu gördüm. Öyle bir vehamete geldi ki durum hastaneler güvenlik güçlerinin korkusundan yaralıları alamıyor ve hastaneler güvenlik güçleri tarafından kuşatılmış durumda. Bir hastane hariç oraya giden de ya hastanede infaz ediliyor veyahut zindanlara atılıyor. O gösterilere katılmayı çok istedim. Ancak ailem izin vermedi. Cuma günü gösterilerin üçüncü haftasıydı. Babaamru bölgesinden geçiyordum. Humus kentinde. Gösteriyi izlemeye başladım ve uzaktan cep telefonumun kamerasıyla olayları çekmeye başladım. Gösteriler tamamen barışçıldı ve göstericiler herhangi bir şiddet aleti de taşımıyordu. Ve herkesten rejimin gidip özgürlük adına haykırışlar yükseliyordu. Rejimin güvenlik güçleri caddenin bir kavşağında pusuya yatmış vaziyetteydiler. Ateş açılmadan ve herhangi bir çatışma olmadan oradan ayrıldım. Daha uzaklaşmadan ateş sesleri gelmeye başladı. Ertesi gün tekrar o bölgeye geldiğimde savaş meydanına dönmüş, mağaza kepenkleri ve duvarlar dahil her tarafta kurşun izlerini gördüm. Tabi ki bu barışçıl göstericiler o ateşi açmış olamazlar. O açılan yaylım ateşte daha 21 yaşındaki ilkokul arkadaşım Ahmed El Curi'yi kaybettim. Bir keskin nişancının kurşunuyla boynundan aldığı yarayla ölmüştü. Maalesef gösteriye katılan diğer göstericiler kurtarma adına onu yakın bir eczaneye götürüp tedavi etmeye çalışırken o hayatını kaybetti. Onu kurtarmaya çalışan insanlar da aslına kendi hayatlarını riske attı. O gün öldürülen birçok kişiden sadece biriydi benim ilkokul arkadaşım" şeklinde konuştu.

Milli Gazete

 

Haberi Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
FOTO GALERİ
ANKET
Arap dünyasında yaşanan protesto gösterileri köklü değişimlere yol açabilecek mi?
HAVA DURUMU
Ankara
10 / 22
Antalya
16 / 22
Bursa
11 / 20
İstanbul
15 / 21
İzmir
12 / 25