Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
19 Ocak 2011 Çarşamba 19:23

Irak'ta hükümeti İran kurdu

İran'ın Türkiye'ye karşı Irak'ta yürüttüğü iktidar mücadelesini kazanmasında rol oynayan bir diğer etken de, Tahran'ın Irak'ta sadece diplomasiyle yetinmeyip kirli-temiz her türlü kartı kullanmasıdır.

Yeni Şafak gazetesi Pazartesi günü "Irak'ta hükümeti Türkiye kurdu" başlığıyla verdiği haberde "Irak'ta yedi aydır süren hükümet krizini, sürpriz bir şekilde Erbil ve Bağdat'a giderek parti liderleriyle görüşmeler yapan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu çözdü" diyordu.

Diyordu demesine de, henüz kurduğumuz hükümeti göremedik.

Şaka bir yana, aslında ortada kurulan herhangi bir hükümet yoktu.

AFP'nin Irak Hükümet Sözcüsü Ali Debbağ'a dayandırarak servis ettiği haber Debbağ tarafından yalanlanmıştı.

Iraklı liderler Mesut Barzani'nin davetiyle Pazartesi günü Erbil'de bir araya geldiler.

Toplantıda yapılan konuşmalar yedi ayı aşkın süredir hükümetin kurulamamasına neden olan krizin devam ettiğini gösteriyordu.

Görüşmelerin Bağdat'ta devam etmesi üzerinde anlaşan liderler, bugün Bağdat'ta Barzani'nin evinde yeniden toplandı.

Fakat yine sonuç çıkmadı.

Seçimleri kazanan El-Irakıyye'nin lideri Iyad Allavi ve aynı grubun önde gelen isimlerinden Tarık El-Haşimi toplantıya katılmadı.

Herhangi bir sürpriz olmazsa, Irak Parlamentosu bugün toplanacak.

Hükümet içinse halihazırda bazı senaryolar gündemde...

Birincisi, Nuri El-Maliki'nin Sadr grubunun ve Kürtler'in desteğiyle hükümeti kurması ve El-Irakıyye'nin muhalefette kalması...

Bu senaryo gerçekleşirse, Sünni Araplar tümüyle yönetim dışında kalacaklar.

İkincisi, El-Irakıyye'nin bölünerek bir grubun yine Sadr grubu ve Kürtlerin desteğiyle El-Maliki başkanlığında kurulacak hükümete katılması...

El-Irakıyye'yi bölme girişimleri olanca hızıyla sürmesine rağmen henüz bölünme olacağına dair bir işaret bulunmadığı gelen haberler arasında...

Yine de son dakikaya kadar Allavi liderliğindeki grubu bölme çabaları devam edecektir.

Bir takım vaatlerle belirli isimler koparılabilir ve Sünni Arapların temsilcileri şeklinde hükümete sokulabilir.

Sadr grubu da ilk başlarda Nuri El-Maliki'nin başbakan olmasına şiddetle karşı çıkıyordu.

Fakat daha sonra El-Maliki'ye destek vermekte karar kıldı.

Bunda hem İran'ın grup üzerindeki baskısı rol oynadı.

Hem de Sadr grubuna verilen vaatler...

Irak'ın yeni hükümeti Nuri El-Maliki başkanlığında kurulursa, cezaevlerinde Sadr grubu üyesi ne kadar katil, hırsız vesaire varsa salınıverecek.

Bir diğer senaryo ise Irak Parlamentosu'nun açılışının bir süre daha erteleneceği yönünde...

Bütün bu senaryoların dışında El-Irakıyye'nin geri adım atıp kendine teklif edilen parlamento başkanlığı, cumhurbaşkanlığı yardımcılığı, başbakan yardımcılığı ve dışişleri bakanlığına razı olacağı öne sürülüyor.

Bir diğer iddia ise, Iyad Allavi'nin Stratejik Politikalar Ulusal Konseyi başkanlığına getirileceği...

Iraklı siyasi liderler içerisinde şu anda eli en güçlü olanı Nuri El-Maliki...

Sadr grubunun ve Kürtler'in desteğini alan Nuri El-Maliki başbakanlığı garantilediği için kendini rahat hissediyor ve çok fazla pazarlığa girmek istemiyor.

Mevcut tabloya bakıldığında İran ve Türkiye'nin kıyasıya mücadele verdiği Irak'ta İran'ın kazandığı ve Türkiye'nin oyunu kaybettiği açıkça görülüyor.

Tabii bu Türkiye'nin elinden geleni yapmadığı anlamına gelmiyor.

Nuri El-Maliki'nin başbakanlığını ve Celal Talabani'nin cumhurbaşkanlığını isteyen Tahran'ın neden kazandığını ve Ankara'nın neden kaybettiğini şöyle özetleyebiliriz:

Amerikan işgali Irak'ta diş macununu tüpten çıkarmıştı ve İran'a düşen macunun dışarıda kalmasını sağlamaktan ibaretti.

İşgalle birlikte Irak Şii Araplar, Sünni Araplar ve Kürtler şeklinde bölünmüştü.

İran da tam olarak bu etnik ve mezhepsel bölünmenin devamı taraftarıydı.

Türkiye ise tüpünden çıkan diş macununu yeniden tüpüne sokmaya çalışıyordu.

Irak'ın etnik ve mezhepsel ayrışma temeli üzerine inşa edilmemesi için olağanüstü çaba sarfedildi.

İslamcı Sünnilerin dahi laik ve Şii Arap Allavi'nin liderliğinde toplanmaları Irak'ta yeniden etnik ve mezhepsel paylaşım (muhasasa taifiyye) temeline dayanmayan bir yönetim yapısı oluşturma hedefinin ürünüydü.

Tüpün dışına çıkan macunu orada muhafaza etmek onu yeniden tüpe sokmaktan daha kolay olduğu için İran kazandı.

Bu birinci etken...

İkincisi, İran Kürtler'e istediğini verdi.

Öteden beri İran'a yakınlığıyla bilinen Celal Talabani'nin cumhurbaşkanlığında ısrar etti.

Türkiye ise cumhurbaşkanlığının Sünni Araplar'a verilmesini ve Kürtler'in parlamento başkanlığıyla yetinmesini istiyordu.

Ayrıca Ankara'nın desteklediği Tarık El-Haşimi gibi isimlerin Kürtler aleyhine talihsiz açıklamaları oldu.

İran'ın Türkiye'ye karşı Irak'ta yürüttüğü iktidar mücadelesini kazanmasında rol oynayan bir diğer etken de, Tahran'ın Irak'ta sadece diplomasiyle yetinmeyip kirli-temiz her türlü kartı kullanmasıdır.

Bu süreçte yeri geldi bombalar patladı ve Irak kan gölüne döndü.

Şiilerin bir araya getirilmesi için mezhepsel gerginlik tırmandırıldı.

Din adamları kullanıldı.

Silahlı-silahsız birçok grup yönlendirildi.

Türkiye ise Sünni Arapları silahlı direnişten uzak tutmaya çalıştı.

Onları siyasi sürece katılmaya ikna etti.

Irak'taki tüm taraflarla görüşerek kendi doğrularını anlattı ve uyarılarda bulundu.

Diplomasiyi tercih etti.

İran'ın hem "hard power"ı hem de "soft power"ı Irak'ta devredeydi.

Türkiye ise sadece "soft power"la sonuç almaya çalıştı ve kaybetti.

Irak'taki mücadeleyi İran adına Devrim Muhafızları'nın yürüttüğü göz önüne alınırsa bu fark daha kolay anlaşılır.

Sonuç olarak söylemek gerekirse...

Irak'ta Nuri El-Maliki başkanlığında bir hükümet kurulursa -ki gelişmeler o yöndedir- bu hükümet Türkiye'nin değil, İran'ın kurduğu bir hükümet olacaktır.

HaBertaraf - 11 Kasım 2010

 

Haberi Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
FOTO GALERİ
ANKET
Arap dünyasında yaşanan protesto gösterileri köklü değişimlere yol açabilecek mi?
HAVA DURUMU
Ankara
10 / 22
Antalya
16 / 22
Bursa
11 / 20
İstanbul
15 / 21
İzmir
12 / 25