

İsrail’i ve Abbas’ı kızdıran çizgi film
Amerikalı General Keith Dayton tarafından eğitilen Abbas’a bağlı güvenlik güçlerinin İsrail ile işbirliğini konu alan çizgi filmde Filistinli güvenlik görevlisinin İsrail askerinin emriyle hareket ettiği anlatılıyor.
İsrail’i ve Ramallah Yönetimi’ni kızdıran çizgi filmde, işgal altındaki Batı Yaka’da bulunan Güvenlik Koordinasyon Merkezi’nde bir İsrail askeri ile Behlül adındaki Filistinli güvenlik görevlisi arasında geçen konuşmaya yer veriliyor.
Mahmud Abbas’a bağlı güvenlik görevlisinin İsrailli askerin her dediğini yaptığı anlatılan çizgi filmde, Filistinli güvenlik görevlisi Behlül, İsrail askerinin “Ayakkabılarımı parlatır mısın?” sorusuna “Parlatırım ve hatta öperim bile” diyerek cevap veriyor.
İşte İsrail’i ve Mahmud Abbas’ı kızdıran ve Filistinliler tarafından çok beğenilen o çizgi film...
FİLMİN TERCÜMESİ:
İsrail askeri: Tel Aviv’e mi gidiyorsun?
Abbas’ın askeri: Hayır, cehenneme..
Özel Görev
Yer: Güvenlik Koordinasyon Merkezi – İşgal Altındaki Batı Yaka
Marş:
Yemin olsun ki Dayton bizi korkutamayacak,
Defolup gideceksin ey Dayton!
Yemin olsun ki Dayton bizi korkutamayacak,
İşgal ve sessizlik devam etmeyecek.
Batı Yaka’da Subhi ve Sabri var,
Ve izzet yolu direniş var.
İsrail askeri çekim emri veriyor ve Abbas’ın askerine soruları yöneltmeye başlıyor:
- Hazır mısın ey Behlül?
- Hazırım efendim!
- Görevin nedir tam olarak söyleyebilir misin?
- Görevim tam olarak güvenliği sağlamak ve kanunları uygulamak.
- Yani ne demeki anlamadım?
- Yani Batı Yaka’daki Yahudi yerleşkelerinin güvenliğini sağlamak.
- Güzel. Yahudi yerleşimcilerin provokatif eylemleriyle ilgili ne diyorsun?
- Şartlar ne olursa olsun onlara asla karşılık vermeyiz ve onları rahatsız etmeyiz.
- Güzel. İsrail ordusu Batı Yaka kentlerine girerse ne yaparsın?
- Müdahale etmeyiz ve hatta ona yardıma da hazırız.
- Güzel. Bölgende kaçırılan bir asker varsa, Gilad Şalit gibi ...
- Hayır, hayır efendim. Tabii ki canım pahasına da olsa onu esaretten kurtarmak için çalışırım. Sonraki soru..
- Amcanı veya babanı gözaltına alman emri gelirse onu gözaltına alır mısın?
- Evet, gözaltına alırım.
- Kardeşini vurman emredilirse vurur musun?
- Vururum.
- Karını boşaman emredilirse boşar mısın?
- Boşarım.
- Postallarımı silmen emredilirse siler misin?
- Silerim ve hatta öperim.
- Sil o zaman..
- Emredersiniz..
Abbas’ın askeri İsrail askerinin postalını silmeye başlar.
- Öp..
Abbas’ın askeri emri yerine getirerek İsrailli askerin postalını öper ve “öpücüğün kralı” der.
- Aferin ya Behlül, aferin..
- Efendim! Siz emredin, biz yerine getirelim.
- Pekii; direnişi görürsen ne yaparsın?
- Direniş.. Vururum, öldürürüm, keserim, keserim...
- Nasıl yani, anlamadım?
- Yani sizinle elele verirsek efendim onların canına okuruz.
- Güzel. Fakat sizinle elele vermez ve sizi onlarla başbaşa bırakırsak ne yaparsınız?
- Onlarla başbaşa kalırsak efendim, çatışma beş dakika dahi sürmez.
Yaşlı Yahudi ile oğlu arasında şu konuşma geçiyor:
- Bak oğlum. Dünyadaki en tatlı şey Filistinli kanı.
- Biliyorum baba..
- Git oğlum, onların kanından içve sağ-salim geri gel.
- Peki baba.
- Bu El-Halil’in haritası, belki kaybolursun.
- Belki baba ama gerekmez. Ben Gazze’de değilim ki, Batı Yaka’dayım. Sen merak etme. Selam baba..
- Selam oğlum..
Etrafa ateş ederek giden Yahudi yerleşimci genç, “Ben kayboldum” der. Bunun üzerine İsrail askeri Abbas’ın askerine “Git onu getir” der. Abbas’ın askeri “Emredersiniz” diyerek Yahudi gencin peşinden koşmaya başlar.
Abbas’ın askeri olay yerine ulaştığında Yahudi genç El-Halil’de bir sürü çocuk öldürmüştür.
- Dinle ey Yahudi! Sen benim gözümün önünde halkımın çocuklarını öldürdün. Ben de sana karşılık olarak daha çok barış veriyorum. Tamam mı? Allah sana afiyet versin.
Sonra Yahudi genci sırtlayarak götürür. Yahudi genci ise Abbas’ın askerinin sırtında “Sağ salim gittik geldik” şarkısını söyler.
İsrail askeri Abbas’ın askerine bir evi göstererek şöyle der:
- Oradaki evi görüyor musun? Dün oradan bir çocuk geldi ve İsrail ordusuna taş attı. Filistinli terörist bir çocuk İsrail ordusuna taş atabilir mi?
- Tabii ki hayır. Benim görevim de ona dersini vermek. Kanuna karşı gelen bir çocuk ha..
Abbas’ın askeri İsrail askerinin gösterdiği evin kapısına dayanır:
- Aç kapıyı, Yahudiler geldi, şey yani Filistin Özerk Yönetimi demek istemiştim.
Abbas’ın askeri pencereden girmeye çalışır:
- Ey kanun düşmanları. Kanun adamı geliyor.
Pasta satıcısı: Evin kapısı varken niye pencereden girmeye çalışıyorsun?
Abbas’ın askeri: Sen de kimsin?
- Ben pasta satıcısıyım. Bütün herkes beni tanır. Asıl sen kimsin?
- Ben kim miyim? Ben Filistin Güvenlik Birimi’yim.
- Benim bildiğim yüzünü kapatan iki kişiden biridir. Ya direnişçidir veya hırsızdır.
- Direniş mi? Euzu billah. (Allah korusun).
- O zaman hırsızsın.
Pencereden eve giren Abbas’ın askeri evdeki küçük çocuğu dışarı çıkarır.
- Ne yapıyorsun amca. Daha dün Yahudiler kolumu kırdılar. Kolum çok acıyor, görmüyor musun?
- Gerçekten mi? Göster bakalım. Yahudiler kırdılar ha. Ben de geri kalanını tamamlayacağım.
- Ah, ah. Yaptığın çok ayıp ey amca. Kolum çok acıyor. Yeter.
- İsrail askerlerine taş atarsın ha..
- Sana ne oluyor amca. Sana babamı ve kardeşimi öldürdüler diyorum. Duvar evimizi yıktı. Bir taş da mı atmayayım? Çöz beni amca, çöz beni.
Abbas’ın askeri gözleri bağlı çocukla dalga geçer:
- Direnmek istemiyor musun? İşte Yahudiler önünde. Haydi erkekliğini göster.
- Yahudi kokusu alıyorum. Beni Yahudilere mi teslime diyorsun ey amca? Sen amcam değilsin! Sen casussun.
Ve film sona erer.
HaBertaraf
|
Ankara
7 / 24
|
Antalya
15 / 24
|
Bursa
11 / 22
|
İstanbul
15 / 21
|
İzmir
13 / 22
|


























