Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
22 Mayıs 2010 Cumartesi 11:25

Kudüs Yolu mu, Tahran Yolu mu?

Humeyniciler’in Kur’an’dan bahsedebilmeleri için önce Kur’an’a en büyük hakareti yapanlara karşı tavırlarını belirlemeleri gerekir.

Geçenlerde bir reklam gördüm internette...

“Kudüs Yolu... Kur’an merkezli ıslah hareketi” diyordu.

Epey güldüm.

Çünkü bahsettikleri ‘abdestsiz namaz’ gibi bir şey...

Humeyniciler’in Kur’an’dan bahsedebilmeleri için önce Kur’an’a en büyük hakareti yapanlara karşı tavırlarını belirlemeleri gerekir.

Örneğin, Kur’an-ı Kerim’in eksik ve tahrif edilmiş olduğunu güya ispat etmek için kocaman bir kitap yazarak Kur’an’a en büyük hakareti yapan Hüseyin b. Muhammed Takiy En-Nûri Et-Tabersi hakkında ne diyorlar?

Bu adam hakkındaki hükümleri nedir?

Haydi Humeyni’nin bizzat kendisinin Kur’an’ın tahrifi hakkındaki inancını bir yana bırakalım...

Et-Tabersi’yi yaptığından dolayı eleştireceğine ona övgüler yağdıran ve en büyük alimlerden biri olarak gören Humeyni ve Et-Tabersi için söyledikleri hakkında ne düşünüyorlar?

Söylesinler de bilelim.

Öyle lafta Kur’an merkezli olduğunu iddia etmekle, sonra da Kur’an’a yönelik en büyük iftira ve hakaret karşısında sessiz kalmakla ve daha da ötesi Kur’an’a yapılan bu hakareti eleştirenlere çamur atmakla Kur’an merkezli olunmuyor.

Amaç vahyi “uygulamak” mı, yoksa “uyarlamak” mı?

Rıhle Dergisi 4. sayısında işte bu soruyu kapağına taşımış...

İnsanları Allah’ın Kitabı’na çağırıyor görüntüsü altında herkesin kendi Kur'an anlayışına çağırmasının yanlışlığını geniş bir şekilde ele almış...

Rıhle ekibini kutluyor, kendilerine buradan selamlarımı ve teşekkürlerimi sunuyorum.

Oldukça önemli bir noktaya parmak basmışlar.

Rıhle Dergisi’ni ve özellikle son sayısını mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

Ne tuhaf değil mi; insanlar kendi çarpık zihniyetlerini Kur’an’ın görüşü olarak sunuyorlar ve o çarpık zihniyete itiraz edenler de Kur’an’a karşı çıkmış oluyor!

Kur’an’ın arkasına saklanıyorlar.

Aynı şey Kudüs için de geçerli...

Adı “Kudüs Yolu” fakat nedense Kudüs’e değil Tahran’a çıkıyor.

Kudüs ve Mescid-i Aksâ’yı sıradan ve değersiz göstermek isteyenlerin borazanlığını yapıyor.

Kudüs’ü savunduğunu öne sürenlerin Kudüs ve Mescid-i Aksâ’yı hedef alan her türlü saldırıya karşı, saldırı kimden gelirse gelsin seslerini yükseltmeleri gerekmez mi?

Özgür-Der geçenlerde internet sitesinde Kudüs’ü ve diğer Filistin kentlerini İsrail kentleri olarak gösteren Diyanet’i kınayan bir bildiri yayınladı.

Özgür-Der’in bu yaptığı olması gereken bir duyarlılıktı.

Adına “İsrail” denilen devlet işgalci Siyonistlerden başka bir şey değildir ve hiç kimsenin ne şekilde olursa olsun işgali meşru gösterme veya bu anlama gelecek davranışlarda bulunma hakkı yoktur.

Aynı duyarlılığını Mescid-i Aksâ’nın İsrâ ayetinde geçen mescid olmadığını öne sürerek sıradan bir mescid olduğunu ispatlama çabasına giren, bu şekilde Oryantalistlere ve Siyonistlere lojistik destek sağlayan Lübnanlı Şii alim Cafer El-Âmili’ye ve El-Âmili’yi İran Kitap Ödülü ile ödüllendiren Ahmedinejad’a karşı da göstermelerini bekliyoruz.

Bir kınama bildirisi de bunun için yayınlasınlar, altına ben de imzamı atacağım.

Kınamaya dilleri varmıyorsa, en azından yapılanın yanlış olduğunu ve El-Âmili gibi birinin ödüllendirilmesini onaylamadıklarını ilan etsinler, o kadarına da razıyız.

Bekliyoruz...

Sütun Haber

Haberi Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
FOTO GALERİ
ANKET
Arap dünyasında yaşanan protesto gösterileri köklü değişimlere yol açabilecek mi?
HAVA DURUMU
Ankara
11 / 24
Antalya
15 / 24
Bursa
13 / 22
İstanbul
15 / 21
İzmir
13 / 22