

Kurtulmuş Kılıçdaroğlu olmayınca...
Saadet Partisi'nde Pazar gününden bu yana sular bir türlü durulmuyor.
Kurtulmuş ve ekibi, hiçbir şey olmamış gibi davranmaya çalışarak gerginliği yatıştırmaya, birlik ve bütünlük mesajı vermeye çalışsa da kazan kaynıyor.
Halbuki Numan Bey "Kılıçdaroğlu" olmayı içine sindirebilseydi sorun çıkmayacaktı.
Yine genel başkanlığa seçilecekti.
Genç ve popüler bir isim...
Üstelik taban da istiyor.
Vitrinin en önünde o olacaktı.
Fakat perde gerisinde partiyi "Saadet'in Sav'ları" yönetecekti.
Kurtulmuş, Kılıçdaroğlu'nun CHP'deki rolü gibi bir rol üstlenmeyi kabul etmeyip "gerçek lider" olmayı kafasına koyunca film koptu.
"Yeşil" listede de Kurtulmuş'un genel başkanlığa aday gösterilmesinin ve Kurtulmuş'un o listeden istifa etmesinin anlamı bu...
Numan Bey "Müthiş bir kongre oldu" diyor ve iktidar yürüyüşünün başladığını söylüyor ama işi gerçekten çok zor.
Kılıçlar çekilmiş, kelle isteniyor.
"Hata yapan cezasını çeker. Numan Kurtulmuş özür dileyecek ve yeni bir kongre yapılacak" diyor, Şevket Kazan...
Daha da ötesini söylüyor ve açıkça tehdit ediyor:
"Yoksa Saadet seçime gidemez!"
Numan Kurtulmuş ve arkadaşlarının tavrını da doğrusu anlamakta güçlük çekiyorum.
Erbakan'ın politika tarzına karşı çıkıyorlar ama karşı çıkmıyormuş gibi yapıyorlar.
Sanki Erbakan Kurtulmuş'un arkasındaymış da, Oğuzhan Asiltürk gibi isimler Hoca'nın adını kullanarak ortalığı karıştırıyormuş gibi bir hava yaymaya çalışıyorlar.
Oysa gerçekte böyle olmadığını kendileri de çok iyi biliyor.
Karşı çıktıkları tarz-ı siyasetin babasıdır Erbakan...
"Bizans'ın çocukları orada, Fatih'in torunları burada" ayrımını Asiltürk mü yaptı?
Ergenekon ve benzeri konularda Erbakan'ın söyledikleri, AK Parti Hükümeti'ni eleştirirken kullandığı dil Kurtulmuş'un söylemiyle örtüşüyor mu?
Kurtulmuş'un yapması gereken Hoca'ya karşı tavrını net bir şekilde ortaya koymaktır.
Çünkü istifa ettiği "yeşil" listenin arkasında Erbakan vardır, Asiltürk değil...
Çocuk mu kandırıyorsunuz siz, Allah aşkına...
Siz Erbakan'ın ciğerpârelerini; oğlunu, kızını çizeceksiniz...
Sonra da onun sizin bu tavrınızı desteklediğini veya parti içinde yaşananlara tarafsız kaldığını ve bir köşeden seyrettiğini iddia edeceksiniz?
Hoca bu, Hoca...
Mübarek hiç bilmediğimiz biri değil ki!..
Numan Kurtulmuş ve ekibinin yaptığı Saadet Partisi delegelerini aldatmaya çalışmak olmuyor mu?
Bunu böyle soruyorum diye, ilginçtir, bazıları karşı ekibi desteklediğimi zannediyor.
Güler misin, ağlar mısın?
Numan Bey!
Saygıda yine kusur etmeyin fakat korkmayın.
Daha cesur ve daha şeffaf olun.
Yeni bir kongreye gitmekten çekinmeyin.
Bırakın, size karşı çıkarsınlar listelerini ve genel başkan adaylarını...
Siz de özgürce hazırlayın kendi listenizi...
Sonra kararı Saadet delegelerine bırakın.
1250 delegeden 310'unun oyunu alarak partiyi ele geçirmeye kalkışırsanız bu yaptığınız "kapkaç" girişimi olur.
Hoca'nın ve çevresindeki kurt politikacıların kapkaça fırsat vermeyecek kadar uyanık olduklarını düşünüyorum.
Bu kanaatimin isabetli olup olmadığını görmek için de sanırım çok beklemem gerekmeyecek...
HaBertaraf - 14 Temmuz 2010
|
Ankara
11 / 24
|
Antalya
15 / 22
|
Bursa
13 / 21
|
İstanbul
15 / 21
|
İzmir
13 / 22
|


























