Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
23 Mayıs 2010 Pazar 19:00

Netin yâ hu!

Görüldüğü gibi adamlar ailecek “netin”... Babasının oğlundan farkı yok!

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Şarm Eş-Şeyh’te Mısır Cumhurbaşkanı Hüsni Mübarek ile bir araya geldi.

Mısır Dışişleri Bakanı Ahmet Ebu’l-Geyt, Netanyahu Hükümeti’nin kurulduğu günlerde Mısır’ın Netanyahu Hükümeti hakkında kötümser olduğunu söylemiş ve “Bu hükümet ümit vermiyor” demişti.

Bugün ise Netanyahu’nun ayakları altına kırmızı halı serdi.

Netanyahu, “Filistinlilerle aramızdaki müzakerelerin mümkün olan en kısa zamanda başlamasını istiyoruz” demiş...

Müzakereler dediği, Abbas ve avânesiyle oyalama bâbından sürdürdükleri ve bir türlü bitmek bilmeyen görüşmeler...

Filistin davası zamanla koskoca İslam Ümmeti’nin davası olmaktan çıkarıldı; önce Arapların davası ve daha sonra sadece Filistinlilerin davası haline getirildi.

Hep bu “müzakere” sürecinde küçültüle küçültüle kuşa çevrildi.

Önce işgal edilen tüm Filistin topraklarının kurtarılmasından vazgeçildi, Kudüs’ten vazgeçildi.

Şimdi de Filistinli mültecilerin topraklarına dönüş hakkından taviz vermek istiyorlar.

Niçin?..

Hep o kör olası müzakereler için...

Taviz verile verile öyle bir noktaya gelindi ki, artık müzakelerin başlaması için müzakereler yapılıyor.

Çünkü direnişe inanmayanların müzakere dalaveresinden başka çareleri yok...

Kudüs’ün Yahudileştirilmesi çalışmaları son hızıyla devam ediyor.

Mescid-i Aksâ yıkılma tehdidiyle karşı karşıya...

Netanyahu, İsrail’in tanınmasını, hem de “Yahudi devleti” niteliğiyle tanınmasını şart koşuyor.

Bu, 48’de işgal edilen topraklarda yaşayan yaklaşık bir milyon Filistinli’nin zorla göç ettirilmesi demek...

Plana göre adına “Filistin” diyecekleri ve Abbas veya avânesinden birinin yönetimindeki sözde devlete gönderilecekler ve İsrail’in güvenliği için orada –bugün Batı Yaka’da olduğu gibi- baskı altında tutulacaklar.

“Bakın Filistinlilerin de artık bir devleti var” denilecek...

Bir de toprak değişimi meselesi var...

Filistinliler Kudüs’teki topraklarından vazgeçecekler, İsrail de onlara başka yerlerden toprak verecek...

Kudüs’teki toprakla başka yerdeki eşitmiş gibi...

Netanyahu, bu sözde iki devletli çözüm planına da karşı çıkıyor ve Filistinlilere İsrail’in yönetimi altında bir özerk yönetim verilmesini savunuyor.

İşgal edilmiş toprakların bir kısmında; örneğin Batı Yaka ve Gazze’de tam bağımsız bir Filistin devleti kurulması çözümüne ılımlı denilen Siyonistler bile inanmazken Netanyahu mu inanacak?

Siyonist Başbakan Benyamin Netanyahu’nun babası Benzion Netanyahu, Maariv gazetesine (3 Nisan) verdiği röportajda, iki devlet ilkesi üzerine yapılan barış müzakerelerinin hayalden öte bir şey olmadığını ve oğlunun da bu düşüncede olduğunu söylemiş...

"Tek çözüm, Siyonistlerin tüm Filistin topraklarında zorla egemenlik kurmalarıdır" demiş...

Netanyahu’nun Arapça yazılışı “Netin-yâ-hu” diye de okunabilir. 

“Netin” ise “pis, iğrenç” anlamına geliyor.

Görüldüğü gibi adamlar ailecek “netin”...

Babasının oğlundan farkı yok!

“Mübarek” kelimesi de yine Arapça’da harekesiz yazıldığında “mebârik” olarak okunabilir.

Anlamı da “deve ahırı” demektir. 

Nitekim, “Netanyahu”nun Şarm Eş-Şeyh’te “Mübarek”i ziyaretini bir “netin”in “mebarik” ziyareti olarak tanımlayanlar olmuştur.

İsimler ve anlamları bir yana, bu görüşmelerin Filistinlilere hiçbir yararı yoktur.

Çıksa çıksa oradan ancak ancak "pis kokular" çıkar.

Filistin sorununun çözümü “müzakereci” zihniyetin tavizlerinde değil, direniş erlerinin desteklenmesindedir.

İşgal altında tek karış Filistin toprağı kalmayınca, Filistin sorunu kendiliğinden çözülmüş olacaktır.

Sütun Haber - 11 Mayıs 2009

Haberi Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
FOTO GALERİ
ANKET
Arap dünyasında yaşanan protesto gösterileri köklü değişimlere yol açabilecek mi?
HAVA DURUMU
Ankara
11 / 23
Antalya
15 / 22
Bursa
13 / 22
İstanbul
15 / 21
İzmir
13 / 22