

Süleyman'ın mesajları
Altı ay süren boşluk ve on sekiz ay süren siyasi krizin ardından Lübnan nihayet yeni cumhurbaşkanına kavuştu.
Ordu komutanı General Michel Süleyman önceki gün Lübnan Meclisi'nde yemin ederek resmen cumhurbaşkanı ünvanını kazandı ve dün Baabda Sarayı'nda Emil Lahud'dan boşalan koltuğa oturdu.
Süleyman'ın cumhurbaşkanlığı, iktidar ve muhalefet temsilcilerinin geçen hafta Katar'ın başkenti Doha'da ulaştıkları anlaşmanın ürünü…
"Uzlaşı adayı" olarak ismi zaten epeydir gündemdeydi.
Katar Emiri Şeyh Hamed bin Halife El-Sani, yemin töreninde Doha Anlaşması'nın mimarı sıfatıyla Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri'nin solunda yerini almıştı.
Suriye, İran, Suudi Arabistan, Mısır dışişleri bakanları oradaydı.
Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Babacan da oradaydı.
Doha Anlaşması'yla başlayan sürecin ilk ayağını oluşturan cumhurbaşkanı seçimini birçok Arap televizyonu canlı yayınladı.
Olayı bu kadar önemli kılan, Lübnan'ı ve hatta tüm bölgeyi saracak muhtemel bir iç savaşın eşiğinden dönülmüş olmasıydı.
Doha'da tam olarak neler konuşuldu, kimlerle hangi pazarlıklar yapıldı, Suriye-İsrail barış görüşmelerinin Doha Anlaşmasıyla nasıl bir bağlantısı var; henüz bu soruların ayrıntılı cevabını bilmiyoruz.
Fakat şu bir gerçek ki; hem Lübnan, hem de bölge rahat bir nefes aldı.
"Lâ ğâlib velâ mağlûb" yani "yenen de yok, yenilen de" temeli üzerine kurulan Doha Anlaşması, Lübnan'ın iktidar cephesini de, muhalefet cephesini de genel anlamda memnun etmişti.
General Süleyman'ın yemin töreninde yaptığı konuşma da bu anlaşmanın içeriğini yansıtıyordu:
- Direnişin silahı korunacak, fakat asla iç siyaset çatışmasında kullanılmayacak.
- Direnişin deneyiminden de yararlanacak yeni bir "savunma stratejisi" belirlenecek.
- Taraflar birbirini hainlikle suçlamayacak.
- Devlet otoritesi Lübnan'ın her yerine yayılacak.
- Suriye ile ilişkiler iyileştirilecek.
- Uluslararası meşruiyete saygılı olunacak.
Lübnan'ın çiçeği burnundaki cumhurbaşkanının mesajları ve yeni dönem için çizdiği "yol haritası" tüm tarafları memnun etti.
Es-Sefir gazetesine göre Süleyman'ın mesajları herkese konuşma metninin kendi kaleminden çıktığını düşündürtecek kadar "herkesin her istediğini" içeriyordu.
Konuşma metnine dengeli bir şekilde dağıtılan mesajların kilit ifadesi "yeni savunma stratejisi" idi.
Bu ifadeden ilk anlaşılan şu:
Hizbullah'ın silahlarına dokunulmayacak, fakat bu gücün bir şekilde devletin kontrolünde olması sağlanacak…
Savaş ve barış ilanı Lübnan devletinin yetkisinde olacak…
Bu nasıl olacak?
Henüz cevabı yok.
General Süleyman konuşmasında iktidar cephesinin son olaylarla ilgili orduya yönelttiği "görevi ihmal" suçlamalarına da kısaca cevap verdi ve ordunun görevini yapabilmesi için uzlaşı ve siyasi karar olması gerektiğini hatırlattı.
Lübnan Ordusu Beyrut'un kontrolünü ele geçiren Hizbullah ve muhalefet milislerine müdahale etseydi, General Süleyman dün Lübnan Meclisi'nde cumhurbaşkanlığı yemini ediyor olmayacaktı.
General Michel Süleyman dün sabah Baabda Sarayı'na gelerek görevine başladı.
Önünde, Lübnan'ı bekleyen önemli dönemeçler var:
Refik El-Hariri cinayetine bakacak uluslararası mahkeme…
Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını talep eden BM Güvenlik Konseyi'nin 1559 nolu kararı…
Ulusal birlik hükümeti…
Seçimler…
Yemin törenindeki konuşmasıyla herkesi memnun eden General Süleyman, altı yıllık cumhurbaşkanlığı süresince alacağı kararlarla yine herkesi menun etmeyi başarabilecek mi?
Yaşarsak göreceğiz…
Timeturk – 27 Mayıs 2008
|
Ankara
11 / 21
|
Antalya
15 / 21
|
Bursa
12 / 22
|
İstanbul
15 / 21
|
İzmir
13 / 22
|


























