

Sünni düşmanlığı belgelendi
Mustafa Özcan'ın yazısı...
Sünni düşmanlığı başlıklı yazımızda Michael Aoun ile Hizbullah arasındaki kutsal olmayan ortaklığın Sünni düşmanlığına dayandığını yazmıştık. Dayanağımız ve mesnedimiz Wikileaks belgeleriydi ve bu belgelerde Michael Aun Şiilerle ittifakında itici ve muharrik unsurun Sünni düşmanlığı olduğunu söylemiştir. Sünni Düşmanlığı başlıklı yazımızda buna tafsilatlı bir biçimde değinmiştik. Ezcümle şunları yazmıştık: ‘Düşmanımın düşmanı dostumdur’ zemininden hareket eden Michael Aoun, Wikileaks raporuna göre Sünnileri ‘hayvanlar( İranlı Birinci Şah Abbas da Sünniler için aynısını söylüyor) ’ olarak nitelendiriyor. Aoun, ittifaka girdiği Şiileri ve Hizbullah’ı ‘Lübnan’ı (toprağı) seven Lübnanlılar’ olarak tanımlıyor. Aoun Hizbullah üzerinden Suriye rejimiyle ittifakını da şöyle gerekçelendiriyor: Çok hazzetmesem de Lübnan’ı Sünnilerden korumak ve onlara bırakmamak için Nuseyrilerle ittifaka gitmekten başka çarem yok. Michael Aoun, Nasrallah ve kendisinin Suriye’nin ötesinde İran’ı yeğlediklerini söylüyor. Bunun üç nedeni var: Birincisi İranlılar Sünni değil. İkincisi Arapça bilmiyorlar. Üçüncüsü de, Lübnan sınırından çok uzaklar. Raporda en dikkat çekici husus, Beyrut’taki İran Büyükelçisi Muhammed Rıza Şeybani ile Amerikan Büyükelçisi Jeffrey D. Feltman arasında zımni anlayış iklimidir. Aoun, Şeybani’den bizzat Amerikan-İran diyalogunun önemini duymuş ve bu ittifakın bir gün kendisini cumhurbaşkanlığı koltuğuna taşıyacağına da inanmıştır. Aoun’a göre, Amerikan Elçisi Feltman da Sünni tehlikesinin farkındadır ve bu hususta Sünni kesimin düşmanlarını anlayışla karşılamaktadır ( Lübnan’da yayınlanan En Nahar gazetesi, Ahmet Ayyaş: Hulefau İran ve suku’t en nizam es Suri, 21 Mart, 2001/ http://www.elaph.com/..”
*
Lakin beklendiği gibi Michael Aoun, Wikileks belgelerini yalanladı. Lakin bu yalanlama Sünni düşmanlığı ekseni üzerine Şii-Hıristiyan ortaklığını ve beraberliğini ortadan kaldırdı mı? Kella. Lübnan Maruni Patriğinin son sıralarda Hizbullah’ın ötesinde Beşşar’ın bekasını yeğleyen açıklamaları bu Sünni düşmanlığı üzerine kurulu kutsal olmayan ittifakın ruhunu ortaya koymaktadır. Sünni düşmanlığını ispat eden yeni bir belgedir. Lübnan Maruni Patriği Beşşar’ın iktidarda kalmasını,bitazihi yeteneklerine veya özelliklerine göre değil yerine kimin geleceğine bağlı olarak tercih etmekte ve yeğlemektedir. Maruni Patriği Bişare Rai ‘İhvan geleceğine Beşşar iktidarda kalsın, yeğdir’ demektedir. Bu sözler tersinden de olsa Bizanslıların vaktiyle ‘ Papa külahı göreceğimize Türk sarığı görmeyi yeğleriz’ sözlerini ne kadar da benzemektedir! Kuşkusuz İsrail de tam da bu nedenden dolayı Beşşar’ın yerinde kalmasını istemektedir. Yani şer cephesi Sünnilik düşmanlığı üzerine kuruludur. General Aoun’dan sonra Patrik Bişare Rai de aynı plağı çalmaktadır. Adeta Şiilerin ifadesiyle ‘Ali muhabbetinden ziyade Ömer nefretiyle’ hareket etmektedir. Yani Nuseyri kökenli Beşşar ve Hizbullah’la kurdukları ittifak Şiilere özel alakalarına değil aksine Sünni nefretine ve çoğunluk nefretine dayalıdır. Çünkü Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat bir fırka veya tayfa değil Cemaatü’l müslimin yani İslam’ın kendisidir. Lakin bugün İslam’ı çalarak kendilerine mal etmeye ve yama yapmaya çalışanlar mukavemet diyerek zihinleri bulandırmaya çalışmaktadır. Bunu gören Hıristiyanlar da ‘düşmanımın düşmanı dostumdur’ anlayışıyla hareket etmekte ve İslam dünyasını parçalı tutmanın yollarını aramaktadır. Şiiliğin hacminden fazla etkili olması İslam dünyasının çoğunluk potansiyelini atıl hale getirecektir. Hıristiyan azınlıkların tercihi de budur.
*
Maruni Patriği Bişare Rai, Fransız Sinod Meclisi toplantısında şunları söylemiştir:”Keşke Beşşar Esat’a başladığı reformları tamamlama fırsatı verilse( 11 yıldır neredeymiş?)! Beşşar eğitimini dışarıda tamamlamış ve açık bir şahsiyettir. Batı değerleriyle yetişmiştir( aydınlanmıştır). Lakin tek başına mucizeler gerçekleştirmesi mümkün değildir. Biz Suriye rejimini desteklemiyoruz. Ancak geçiş sürecinden de endişeliyiz. İktidarın İslamcıların eline geçmesinden korkuyoruz. Korkumuz mevcut rejimin yerine daha şiddetlisinin gelmesi mesala İhvan iktidarıdır(http://www.alarabiya.net/views/2011/09/12/166449.html) …” Aoun da patriği gibi düşünmekte ve Beşşar rejiminin alternatifinin Müslüman Kardeşler olduğunu ileri sürmektedir. Daha önce de Maruni kökenli eski cumhurbaşkanlarından Emin Cemayel Şark Hıristiyanlarının topluca yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ileri sürmüştür. Onlar beka ve geleceklerini da Beşşar gibi seküler rejimler altında ya da Hizbullah gibi azınlık fırkaları gölgesinde veya ittifakında görmektedirler. Anlayana sivri sinek saz anlamayana davul zurna az! Halbuki 1976 yılında Lübnan’da başlayan fitnenin ateşini hep birlikte Suriye ile yakmışlardı. Sünnilerin dışında bütün dini ve mezhebi gruplar bu fitne ateşini yakıt taşımışlardı. Başta Maruniler olmak üzere. Dolayısıyla Partik’in korkusu Sünnilerin iktidarından korku değil aksine yüzyıllardan beri içlerinde beslemiş oldukları Müslüman nefretindendir. İslami azınlıklarla aynı nefreti paylaşmaktadırlar. Bişare Rai ve Maruniler, babası Esat’ın hayrını gördükleri gibi oğlu Beşşar’ın da hayrını görsünler!
İlgili başlık: Sünni düşmanlığı
NEBEONLINE-ÖZEL
|
Ankara
11 / 21
|
Antalya
15 / 21
|
Bursa
12 / 22
|
İstanbul
15 / 21
|
İzmir
13 / 22
|


























