

TRT Arapça hayırlı olsun da...
Dışarıda hava kapalı...
Sıcakların ardından gelen yağmur zaman zaman şiddetini artırıyor.
Bir yandan internet sitelerine göz atarken bir yandan da TRT Arapça’nın test yayınına bakıyorum.
Başbakan Erdoğan’ın da katılacağı açılış töreniyle normal yayınına başlamasına dakikalar var.
Boğazın güzelliklerini seyrediyoruz; İstanbul’a akşam karanlığı çöküyor yavaş yavaş...
TRT Arapça’nın Emel Sayın’lı, Tarkan’lı test yayınları Kültür Bakanlığı tarafından Türkiye’nin tanıtımı için hazırlanan ve Azra Akın’ın oynadığı tanıtım filmini andırıyordu.
Umarım normal yayınları daha seviyeli olur.
TRT Arapça’nın akşam saat 20:00’de başlayacağı ilan edilmişti, 15 dakika rötarla da olsa Erdoğan’ın katıldığı törenle açılış yapıldı.
Töreni baştan sona izledim.
TRT’ye yakışmayacak aksilikler ve acemilikler yaşansa da, çok önceden başlaması gereken Türkiye’nin Arapça kanalı “Et-Turkiyye” nihayet yayına başladı.
Töreninin ardından yayınlanan ilk program, Erdoğan’ın konuk edildiği ve Sefer Turan, Cihad Hazin ve Fehmi Hüveydi’nin katıldığı, canlı yayınlanan programdı.
Keşke Sefer Turan daha az konuşsa...
Arapçası -maalesef- çok kötü...
Müzekker-müennes, marife-nekra, muzaf-muzafun ileyh demeden adeta kafasına vurup gözünü çıkarıyor.
Neredeyse hatasız tek cümlesi yok.
“Ma hiye mevkıfukum...”
“Er-Reissu’l-Vuzera...”
“El-Hamas, El-Fetih, El-İran...” diyor örneğin...
Türkçe’de Fetih Hareketi’ne sürekli El-Fetih denilmesinin yanlışlığını bir tarafa bırakırsak değil Arapça’da, Türkçe’de bile El-Hamas, El-İran denilmiyor.
Arap izleyicinin yüzünde hafif bir gülümseme beliriyor, ekranda “El-Sefer Et-Turan” konuşurken...
Arapçasındaki “rekake” ise başka bir sorun...
Kurallara uygun konuşsa, o bir şekilde belki görmezden gelinebilir.
Erdoğan konuşurken bazı sözleri alt yazı olarak da geçti; dikkat ettim orada da hatalar vardı.
“Amerika ve İsrail lem tuneffizaani kararaati El-Umem El-Muttehide...”
“Lem tuneffizaani” olur mu hiç?
“Lem” kullanıldığında “nun” harfinin düşeceğini İmam-Hatip öğrencisi dahi bilir.
“Et-Turkiyye”, Arapça yayın yapan kaliteli bir kanal olmak istiyorsa şayet, dil sorununu çözmeli...
İngilizce yayın yapan bir kanalda “You is..” veya “He are..” diye konuşan birinin program sunduğunu gördünüz mü?
Koskoca Türkiye’de demek ki adam gibi Arapça konuşan biri bulunamamış...
Çok yazık!
Kanalın çizgisi, yayın politikası, konukları ve işlenen konular ileriki günlerde özellikle Araplar arasında mutlaka konuşulacak.
Araplar, Davos’taki çıkışına ve Filistin ile ilgili tavrına hayran oldukları Erdoğan’ın kanalı gözüyle bakacakları “Et-Turkiyye”yi izlediklerinde memnun olacaklar mı?
Yoksa hayal kırıklığına mı uğrayacaklar?
TRT Arapça’nın yayınlarıyla Türkiye’nin ve Erdoğan’ın Arap Dünyası’ndaki imajına olumlu veya olumsuz etkisi olacaktır.
Araplar ve Türkler arası yakınlaşmayı ve kaynaşmayı yürekten destekleyen biri olarak bu yolda atılan her adıma ve “Et-Turkiyye”ye başarılar diliyorum.
HaBertaraf –05 Nisan 2010
|
Ankara
8 / 21
|
Antalya
15 / 21
|
Bursa
12 / 22
|
İstanbul
15 / 21
|
İzmir
13 / 22
|


























