Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
07 Nisan 2010 Çarşamba 15:46

TRT Arapça yetersiz bulundu

TRT Arapça kanalının çizgisi ve kalitesi yeterli bulunmadı.

4 Nisan Pazar akşamı Başbakan Erdoğan’ın da katıldığı törenle yayın hayatına başlayan TRT Arapça kanalı yazarlar ve entelektüeller tarafından olumlu bir adım olarak görülmesine rağmen yayın çizgisi ve kalitesi yeterli bulunmadı.

Zaman gazetesi yazarı Abdülhamit Bilici, Et-Turkiyye kanalının açılışını çoktan atılması gereken gecikmiş bir adım olarak nitelendirdikten sonra Arapça yayın yapan onlarca kanal arasında önemli olanın yayın çizgisiyle, kalitesiyle dikkat çekmek, fark oluşturmak ve etkili olmak olduğunu yazdı.

Bilici, Et-Turkiye kanalı hakkındaki izlenimini daha sonra şu cümlelerle dile getirdi: “Töreni, Cezayirli büyük düşünür Malik bin Nebi'nin 10 yıl talebeliğini yapmış, Türk dostu Prof. Raşid bin İsa ile birlikte izledik. Arap dünyasının, Osmanlı'nın bölgeye ilk adım attığı 1500'lerdeki gibi bir boşluk yaşadığı ve istisnasız herkesin Türkiye'nin daha başarılı olmasını istediği görüşünde. Ona göre, El Türkiyye'nin başarısı, yüzlerce benzeri olan müzik, yemek, eğlence programlarıyla değil, Türkiye'nin son dönemdeki siyasi duruşunu sergileyen bir haber, düşünce performansı sergilemesine bağlı.”

Zaman gazatesi yazarı daha sonra “Arapçayı ve televizyonculuğu bilen Türk sayısının bir elin parmakları sayısınca olduğu bir ortamda bu nasıl yapılacak?” diye sordu.

Yeni Şafak gazetesi yazarlarından Resul Tosun ise, “TRT El Türkiye’nin düşündürdükleri” başlıklı yazısında Et-Turkiyye kanalının yayına başlamasının kendisini fazlasıyla memnun ettiğini dile getirdikten sonra şöyle dedi:

“Dün görüştüğüm Cezayirli bir profesör kendisini Osmanlıyım diye tanıttıktan sonra El Türkiye'nin TRT 1 gibi karışık programları yayınlamasının ciddiyetine gölge düşüreceğini, bu tür televizyon kanallarının ciddi haber yorum ve belgesel yayıncılığı yapmasının daha faydalı olacağını söyledi ki bu değerlendirme bence de yabana atılmamalıdır!”

Akşam gazatesi yazarı Hüsnü Mahalli de dün yayınlanan “TRT El-Türkiye” başlıklı makalesinde kanal ile ilgili beklentinin çok yükseklerde olduğuna dikkat çekerek şunları yazd:

“Çünkü Arap insanları Türkiye'nin son dönemde ve her alanda yükselen yıldızına paralel olarak her şeyin ideal olanını bekliyor. Daha açık olarak herkes Sayın Başbakan'ın 'one minute' olayı ve öncesi ile sonrasındaki tüm söylem ve davranışları ile çok yükseklere taşıdığı Türkiye imajına uygun bir yayın bekleyecektir. Peki bu yayının Arap dünyasındaki hedef kitlesi kim olacaktır. Ya da bu hedef kitlesindeki insanlara nasıl bir Türkiye tanıtılacak ya da pazarlanacaktır. Elbette Türkiye bu kanalın yayını ile bölgeye yönelik farklı siyasal hesaplar gözetmeyecektir. Ama insanlar bu kanalın yayınları ile Türkiye'nin neyi neden yaptığını anlayacaktır. Bu nedenle de insanlar öncelikli olarak haberleri, politika içerikli tartışma programlarını ve Türkiye'nin politik yapısını anlatan programları merak edecektir. Daha açık bir ifadeyle iç ve dış politik gelişmeleri yakından takip ettiği bilenen Arap kamuoyu TRT-El Türkiye'yi izlerken ağırlıklı olarak Türkiye'nin iç politikasındaki gelişmelerin ne anlama geldiğini öğrenmek isteyecek sonra da Türkiye'nin bölgedeki gelişmeler karşısında tavır ve tepkilerini ilk elden görmek isteyecektir.”

Suriye asıllı deneyimli yazar, TRT-Arapça'nın yayın akışında haberler ve haber programlarının ağırlıklı bir yer işgal etmesi gerektiğini belirttikten sonra, “Unutulmamalıdır ki; Türkiye'nin Arap ve dünyadaki prestiji ve saygınlığı politik nedenlerdendir” dedi.

Filistin asıllı Arap yazar Eymen Halid ise, yeni kanalın yayınlarında Filistin konusuna ağırlık vermesi gerektiğini söyledi.

Eymen Halid, “Et-Turkiyye kanalında Filistin’in olmasını istiyoruz” başlığıyla HaBertaraf okurları için kaleme aldığı makalede şöyle dedi:

“Arap halkları Et-Turkiyye kanalının açılışını sevinçle karşıladı. Bu sevincin nedeni daha çok Türk dizisi istedikleri için değildi. Çünkü halklarımız, Türkiye’ye dikkatini gerçekte dizileri nedeniyle yöneltmedi. Bilakis Türkiye’de siyasi değişimler yaşandığı ve Türkiye’nin kapılarını uzun süre kapalı kaldıktan sonra Araplara açan eşsiz siyasetçiler olduğu için yöneltti.

Türkler Arap halkının kalbinde ve vicdanında yer almaya devam etmek istiyorlarsa, Arap insanının dertlerini, nasıl düşündüğünü, neleri hayal ettiğini ve nasıl yaşadığını bilmeleri gerekir.

Arap insanının bugün tek bir kaygısı var: Filistin. Bu nedenle, Filistin Davos’ta Recep Tayyib Erdoğan’ın diliyle gündeme geldiğinde bu önemli bir nokta olmuştur. O andan itibaren Arap insanı kendisini Türkiye’ye bağlayanın tüm bölgedeki en önemli bağ olduğunu anladı. Bu bağ, kutsal Filistin davasıdır. Herkes tarafından bilinir ki, Filistin’e saygı duyan ve Filistin halkına destek olmaya çalışan her güç Arap halklarından çok büyük sevgi ve saygı görür.

Biz Araplara göre dünya ikiye ayrılır: Bir kısmı Filistinle birliktedir, diğer kısmı Filistin’i istemez. Dolayısıyla Arap halkları Filistin’i destekleyene çok büyük değer verirler. Daha başka birçok dahili sorunlarımız da olsa Filistin bizim hayatımızın özüdür.

Et-Turkiyye kanalı sadece eğlence kanalı olacaksa, Arap halklarını hayal kırıklığına uğratırsınız. Sizler şu an ümit vaat ediyorsunuz. Kuzeyde parlayan ve milyonlarca Arabın kalbinin bağlandığı yıldızı temsil ediyorsunuz. Araplar sizden davalarını desteklemenizi istiyorlar. Sizden komşu Arap ülkelerine yardım etmenizi istiyorlar. Filistin’de doğal olarak ümmetin kaygılarının buluşma noktası gözüyle bakıyorlar.

Ortada adı İsrail olan bir tehlike var. Komşunuz ve dostunuz Suriye’nin topraklarının bir kısmını işgal ediyor. Sizler bu komşunuzla ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğine inanıyorsunuz. Onun tüm sorunlarının sebebinin İsrail olduğunu bilmelisiniz. Arapların ve Filistinlilerin tüm sorunlarının sebebi de aynıdır.

Bizler Türk kanalından hayati öneme sahip gerçek sorunları dile getirmesini ve Filistin davasına ilgi göstermesini istiyoruz. Arap insanının İsrail ve bölgede oluşturduğu tehlikeler hakkında görüşünü ifade edebileceği özgür siyasi programların olmasını ümit ediyoruz.

Et-Turkiyye kanalından ayrıca, Arap ülkeleri arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesine katkıda bulunmasını istiyoruz. Bu nedenle Arapların bakış açılarını birbirine yakınlaştıran, bölgenin çıkarlarını gözeten ve bölgesel çekişmelere girmeyen büyük bir Ortadoğu ittifakı oluşturulması için çalışan siyasi programlar istiyoruz.

Filistin kesinlikle Arapları ve Müslümanları birleştirecek en büyük ve en iyi başlıktır. Fakat kalan sadece eğlence kanalı olacaksa, bu size de hizmet etmez, bize de. Hatta bizim için büyük bir hayal kırıklığı oluşturur.”

HaBertaraf

 

Haberi Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
FOTO GALERİ
ANKET
Arap dünyasında yaşanan protesto gösterileri köklü değişimlere yol açabilecek mi?
HAVA DURUMU
Ankara
8 / 21
Antalya
15 / 21
Bursa
12 / 22
İstanbul
15 / 21
İzmir
13 / 22