Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
26 Ocak 2010 Salı 14:04

Yedirerek Zayıflama Diyeti

Sağlık sorunları dışında, istisnai hormonal bozukluklar yoksa tabi..

Sağlık sorunları dışında, istisnai hormonal bozukluklar yoksa bir Müslüman'ın kemik ve derisinin arasında et veya yağ gibi şeylerin bulunması hoş olmaz.

Göbeğimizdeki yağlar bizi cennete götürecek yakıttır, onlar eridikçe Allah'a yakınlaşırız. Kurban “Yakınlaşmaktır” biliyorsunuz. Göbek yağlarımızı, basenlerimizi eriterek yakınlaşmayı sağlayalım inşallah.

Günümüzde genellikle kadınlarda görülen “Anoraksia Nevroza” hastalığı aslında Ortaçağ'da rahibe hastalığıdır. Rahibeler zayıf kalarak çilelerinin ecirlerini Tanrı'dan dilerlerdi. Şimdi öyle değil. Kadınlar aynaya bakıp vücutlarından tiksinerek yemeden içmeden kesilip ölüme sürükleniyorlar, yani “Sıfır Beden” manyaklığı… Benim bahsettiğim yakınlaşma bu değil. Bedensel güzellik, erkekler tarafından arzulanma isteğiyle yapılan diyetler cehennemden başka bir yere götürmez bizleri.

Müslüman'a şu dünyada dört arkadaş gerekir. Biz ölünce tabutumuzu taşıyacak olan dört kişi… Her lokma yiyişimizde bu dört arkadaşımızın sırtında yük olacağımızı unutmamalıyız… Müslüman'ın ölü bedeni bile narin, nazik, hafif olmalı. Yok eğer, “Dört arkadaşıma yük olup solucana, fareye, böceklere ziyafet çektirmek için şişmanlıyorum ben abi, cömertliğimden vallahi…” diyorsanız bu söze bir şey demem. Ölüm, bedenin infakı, ruhun kurtuluşudur, eyvallah!

Piyasa diyet kitapları, diyet merkezleriyle dolup taştı. Dünyada kendilerinden başka insan yaşamıyormuş gibi düşünmeden yiyip içenler şimdi iki yüz kilo bedenlerini zayıflatmak için garip garip yerlere para harcıyorlar, oh olsun, ama bu haksızlık. Zenginlerin basen ve göbeklerindeki yağlar diyetisyenlerin, diyet merkezlerinin, diyet kitabı yazan şarkıcıların değil bizim hakkımız, çünkü onlar o yağları, etleri bizden, bizim çocuklarımızdan çaldılar, bu fukara halkın iliklerindeki kanı kapitalizmle semirip kendilerine ense, göbek, basen yaptılar. Hakkımızı istiyoruz ve ben hakkımızı onlardan nasıl alacağımızın yolunu buldum.

Bismillah… Başlıyoruz öyleyse….

Saygıdeğer hanımefendiler, soylu beyler… İğneyle, jimnastikle, doktorla, akapunkturla verdiğiniz kiloların bizlere faydası yok. Gelin, zayıflarken ibadet etmeyi, zekat dağıtmayı öğreteyim size de dünya yeniden sizinle ödeşsin…

Niçin şöyle yapmıyorsunuz? Öğlen oldu, her zamanki gibi beş çeşit yemek, üstüne meyve ve tatlı yiyeceksiniz değil mi? O elmayı siz yiyin, gerisinin parasıyla sokaktaki aç insanların karnını doyurun. Siz on kilo verdikçe bir fukara on kilo alsın! Yoksa bize ne sizin kendi kendinize zayıflamanızdan? Bizden çaldığınız yağları diyetisyenlere, doktorlara, yazarlara dağıtmayın, bırakın artık kendi aranızda paslaşmayı, şu dünyada bir kez olsun vicdani bir iş yapın… Vicdanınızı sadece askerlik yaklaşınca hatırlamayın! Vicdani redçi değil vicdani mertçi olun…

Sizler, aç kalırken başka bir fukarayı doyurmanın rahatlığını huzurunu bilmiyorsunuz. Bu diyet sayesinde bunu tadın, bir de bunun tadına varın, inanın ki bu kadar güzel bir duyguyu niçin daha önce tatmadım diye kendinize hayıflanacaksınız. Düşünün bir: Sokaktaki gariban iki ay içinde göbekleniyor. Ona “Hayırdır abi? Bu göbek neyin nesi?” diye soruyorlar. Gariban; dişlerinin arasındaki kürdanı çıkarıp konuşuyor: “Seda Sayan göbeği abi, ablam zayıflarken üç ay yemeyip bana baktı, bendeki göbek Seda Sayan göbeği anlayacağınız…”

Senin de ense genişlemiş birader?

Süleyman Demirel rejimde sağ olsun, ondandır!

Hadi siz, insanlara yedirmeye alışkın değilsiniz diyelim. Haklısınız, huy çıkmıyor. Öyleyse şöyle yapın her öğünde kaç lira harcıyorsanız onun parasıyla güvercinlere yem atın, sokak köpeklerini besleyin, bizden çaldığınız yağlar, sokaktaki itlere kan olsun bari…

Biz Müslümanlara gelince: Gördüğümüz her şeyi “Allah'ın nimetidir, faidelenmek lâzımdır” diyerek tıkıştıracağımıza, camide geğirerek namaz kılacağımıza, az yiyip paylaşsak daha güzel olmaz mı? Allah'ın karşısına Dünyada yüz milyonlarca aç Müslüman varken o göbekle nasıl çıkacağız, utanıp sıkılmayacak mıyız?

Müslüman beş deliği tıkayan insandır: İki gözüyle harama bakmayacak, iki kulağıyla faydasız şeyleri dinlemeyip dedikodudan fitneden kaçacak ve ağzını tıkayacak. Günlük ibadetlerimiz beş delikten sızıp gidiyor, sevap havuzu dolmuyor bir türlü, önce delikleri tıkamak gerekiyor!


BU YAZIYI OKUYUNCA BANA GELECEK SORULARA CEVAPLAR:

SUAL: Abi peki yemediğimiz halde şişmanlıyorsak?

EL CEVAP: Hastalıklar ve hormanal bozukluk yoksa demiştim zaten!

SUAL: Düne kadar ateisttin şimdi senden başka bir Müslüman yok mu yani?

CEVAP: Merak etme, en büyük Müslüman sensin kardeşim, telaş etme, biz kimiz ki…

SORU: Bu diyeti ciddiye alan olmaz.

CEVAP: Meclise önerge verdiğimizi iddia etmiyoruz aslanım, bir yazı yazdık, isteyen ciddiye alır, istemeyen göbeğiyle baş başa kalır.

SORU: Bülent Bey, ben yazılarınızı okuyorum okuyorum anlamıyorum?

CEVAP: Bir de anlayıp anlayıp okumamayı denesenizJ

SORU: Sonradan Müslüman olanlar niye böyle sert oluyo?

CEVAP: Sonradan yumuşak olanlar mı Müslüman oluyoJ

SORU: Bir röportajınızda on beş bin kitap okudum dediniz, ben hesapladım hesapladım mümkün değil.

CEVAP: Beş yıl felç yatarsan 9000 tanesini o zaman okursun zaten!

SORU: Sizin insanları kesinlikle sevmediğinizi sanıyorum galiba.

CEVAP: Önce kendi içinde bir netleş, sonra soru sor olur mu canımJ

SORU: “Öğlen Namazına Nasıl Kalkılır?” Kitabınızı okuyorum, isminde bir yanlışlık var sanki, o kitabın adı “Sabah Namazına Nasıl Kalkılır?” olsaydı daha iyi olmaz mıydı?

CEVAP: Sen nereden geldin aslanım, arkadaşın nerede? Fred Çakmaktaşı'na selam söyle, Allah Allah yaaa… 

habertaraf

 

Haberi Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
FOTO GALERİ
ANKET
Arap dünyasında yaşanan protesto gösterileri köklü değişimlere yol açabilecek mi?
HAVA DURUMU
Ankara
8 / 22
Antalya
15 / 22
Bursa
12 / 22
İstanbul
13 / 21
İzmir
13 / 22