Bu bölünmüşlük zor sona erer

İsmail YAŞA
20 Ağustos 2010 Cuma 02:17

Filistin'e uzun bir süredir bölünmüşlük hali hakim.

Bir yanda Mahmud Abbas liderliğindeki Fetih, diğer yanda Hamas...

Batı Yaka Fetih'in kontrolünde, Gazze Hamas'ın.

Bir yanda Selam Feyyad başkanlığında anayasaya aykırı olarak kurulan ve parlamentodan güvenoyu almamış bir hükümet, diğer yanda meşru fakat –Türkiye dahil- uluslararası toplum tarafından kabul edilmeyen Heniyye başkanlığındaki hükümet…

İki tarafın uzlaşması için sarfedilen tüm çabalar bir noktadan sonra boşa gidiyor.

Haliyle de bölünmüşlük zamanla daha da kökleşiyor ve derinleşiyor.

Kolay kolay da sona ereceğe ve taraflar arasındaki aradaki uçurum kapanacağa benzemiyor.

Fetih yönetimini ve para kaynaklarını elinde bulunduran Abbas ve ekibi, kendilerini Hamas'tan çok İsrail'e yakın hissediyorlar.

Uzlaşı görüşmelerinin kilitlenmesine neden olma pahasına Hamas'tan tek istedikleri, işgali meşru kabul etmesi…

Sanki İsrail'in avukatı gibiler.

Batı Yaka'da İsrail güçleriyle güvenlik koordinasyonu yaparak işgalciyle el ele kol kola Hamas üyelerine karşı savaşıyorlar.

Ters yönde yürüyen iki insan gibi gün geçtikçe birbirlerinden uzaklaşıyorlar.

Hamas Gazze'de camiyi, Kur'an kursunu ve direniş söylemini öne çıkarırken, Fetih Batı Yaka'da bar, pavyon, gece kulübü ve İsrail'le anlaşmayı tercih ediyor.

Sorun kimin yöneteceğinden öte giderek yaşam tarzı farkına dönüşüyor.

Batı Yaka'da Kur'an kursları kapatılırken, 1948'de işgal edilen topraklarda yaşayan İsraillilerin gelip rahatça kumar oynayabilecekleri kumarhaneler açılıyor.

Selam Feyyad çıkıp Filistinli öğrencilerin liselerde ve üniversitelerde karşı cinsle ilişkilerde tutucu olmaması gerektiğini söyleyebiliyor.

Yani açıkça ahlaksızlığa teşvik ediyor.

Bu kafayla ileride üniversitelerde başörtüsünü dahi yasaklarlar.

Filistin'de faaliyet gösteren "Camilerimiz" isimli davet şebekesi, Ramallah'taki Abbas yönetiminin İslam'a savaş açtığını gösteren 13 uygulama tespit etmiş ve bunları şöyle özetlemiş:

Yüzlerce caminin imamsız ve müezzinsiz bırakılması ve atama yapılmaması…

İmamların Fetih yönetiminin reklamını yapan resmi hutbeyi okumaya zorlanması…

Alimlerin hutbe vermesini yasaklayarak ilmi açıdan yetersiz kişilerin hutbe vermesine izin verilmesi…

Dini ve milli duyarlılığı yüksek alimlerin ve davetçilerin camilerde halka vaaz vermesinin yasaklanması, camisinde vaaz verilmesine izin veren imamların cezalandırılması...

Yüzlerce Kur'an kursunun kapatılması...

Onlarca imam ve hatibin tutuklanması, Abbas yönetimi zindanlarında aşağılanması ve işkence görmesi...

Cami inşasının önüne engeller çıkarılması...

Ramazan'da toplu iftar gibi Filistin halkının alışkın olduğu cami etkinliklerinin yasaklanması...

Meyhane, bar, pavyon ve gece kulübü açılmasına ruhsat verilmesi…

Gençlerin ahlaksızlığa teşvik edilmesi…

Yahudi yerleşim birimlerine yakın bölgelerde Yahudiler rahatsız olmasın diye ezan sesinin kısılması…

Şeyh Yusuf El-Karadavi örneğinde olduğu gibi alimlere dil uzatılması ve onlarla alay edilmesi…

İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesi için alimlerin Mescid-i Aksa'yı ziyarete davet edilmesi…

Bütün bunların tek bir amacı var:

Filistin'de, daha doğrusu şu an için Batı Yaka'da İslami duyarlılığı zayıflatmak ve mümkünse yok etmek...

Şimdi siz söyleyin; İsmail Heniyye'yle kol kola camiye gitmektense Ehud Barak'la içki sofrasına oturmayı tercih eden zihniyet Hamas ile uzlaşıya yanaşır mı?..

 

Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us
YORUMLAR
yanaşmaz!!!
adanalı
rabbim; israil ve sözcülüğünü yapan el fetihe fırsat verme hamas üzerindeki hain planlarını onlara geri çevir amin
03 Eylül 2010 Cuma 22:37
78.161.114.135
FOTO GALERİ
ANKET
Arap dünyasında yaşanan protesto gösterileri köklü değişimlere yol açabilecek mi?
HAVA DURUMU
Ankara
-6 / 3
Antalya
5 / 12
Bursa
-2 / 2
İstanbul
1 / 4
İzmir
1 / 9