Suudi Arabistan’ın Amerikancı faşist laiklerinin hedefinde son günlerde Muhammed El-Arifi isimli sevilen davetçi vardı.
El-Arifi, Suudi Arabistan’ın klasik alimlerinden ve ağır toplarından değil...
Radikallikten uzak ve vaaz türü konferanslarıyla gençler arasında sevilen bir isim...
Başını El-Arabiyye kanalı ve El-Vatan gazatesinin çektiği kampanyanın hedefine oturtulmasının hikayesi ise şöyle:
Suudi Arabistan güçleriyle Yemen’deki Husiler arasındaki çatışmaların en şiddetli olduğu günlerde ve ülkenin neredeyse her camisinde Husiler aleyhine hutbeler okunurken, Muhammed El-Arifi de Riyad’daki bir camide okuduğu hutbede Husilerin neyin peşinde olduklarını ve dışarıyla bağlantılarını anlatır.
Yemen Hükümeti ile aralarında aracılık yapmak üzere Iraklı Şii din adamı Sistani’yi önerdiklerini söyler.
Fakat bu arada Sistani için “zındık” ifadesini kullanır.
Sen misin bunu diyen?
Derhal Muhammed El-Arifi aleyhine yayınlar başlatılır ve Suudi Arabistanlı genç alim mezhepçiliği körüklemekle suçlanır.
Tamamen traji komik bir durum...
Komik; çünkü Muhammed El-Arifi’yi hedef tahtasına oturtanların mezhepler arası diyalog falan aslında umurlarında değil...
Önemli olan Sistani’nin Irak’ın işgalinde oynadığı rol...
Amerikalılardan çok Amerikancı olan ve hatta “Arap Siyonistler” olarak nitelendirilen bu kesimin Sünni veya Şii diye bir dertleri yok...
Onlar hem radikal laikler hem de faşist...
Hem dine karşılar hem de özgürlüklere...
Muhammed El-Arifi mesela bu ifadeyi Amerikan karşıtı bir Şii din adamı için söyleseydi hiç de gürültü koparmazlardı.
Direniş gruplarının her türlüsünden, Müslüman Kardeşler’den ve Yusuf El-Karadavi gibi alimlerden nefret eden El-Arabiye kanalı, Müslümanlar arası vahdeti savunacak en son yayın organı...
O zaman amaç ne?
Amaç; Muhammed El-Arifi gibi genç ve parlak bir alimi harcamak...
Kuveytli yöneticiler de New York Times’ın Yahudi asıllı Amerikalı yazarı Thomas Friedman tarafından Nobel’e aday gösterilen Sistani sevdalılarından...
Onların sevdasının nedeni daha bir başka...
Kuveyt’i işgal eden Saddam’ın devrilmesindeki katkıları nedeniyle “Büyük Ayetullah”a minnet borçlular.
Bu nedenle, Muhammed El-Arifi’nin Kuveyt’e girişini yasakladılar.
Suudi Arabistanlı genç alim, daha önce pasaporta dahi gerek duymadan kimliğiyle girdiği Kuveyt’e adım atamayacak.
Kuveytli Selefiler karara çok büyük tepki gösterseler de onları pek takan yok...
Ah şu Selefiler; yöneticilerin gözünde artık irabta mahallerinin kalmadığını bir anlayabilseler...


























